Barli Köy Kadınları Gelişme Enstitüsü

INDORE, Hindistan, 18 Kasım 2002 (BWNS) – Barli Köy Kadınları Gelişme Enstitüsü yoksul genç kadınlara okuryazarlık eğitimi, pratik sağlık, sağlık koruma ve  beslenme bilgisi, gelir sağlama için beceriler ve köy düzeyinde çevre koruma bilinci vermektedir. Sosyal değişim için aracılar olarak eğitilmeleriyle güçlendirilen mezunlar, ailelerinin ve köylerinin refahı üzerinde ölçülebilir bir etkiye sahip olmuşlardır.

 

Başlangıçta Bahai Köy Kadınları Meslek Enstitüsü olarak kurulan Enstitü, Barli Köy Kadınları Gelişme Enstitüsü adını alarak Eylül 2001’de kendi yönetim kuruluyla bağımsız bir varlık haline geldi. Enstitü 1985’den beri 1,300’den fazla genç kadın ve kızı eğitmiştir.

 

Madhya Pradesh eyaletindeki Indure şehrinde bulunan Enstitü’ye öğrenciler en çok, kısmen düşük mahsul gelirleri, sık tekrarlanan kuraklık, içme suyu sıkıntısı ve verimsiz toprak nedeniyle kronik yoksulluk ve kötü beslenmenin göze çarptığı bir bölgedeki kabile alanlarından gelmekte ve eğitim programları kadınlara ücretsiz verilmektedir.

 

Programlar, kadınların gelişimini geleneksel bakımdan engelleyen ve kimi zaman da herkesin gelişimini engellemiş olan engellerin üstesinden gelmeye çalışmaktadır. Bu amaçla, kadınların başkalarıyla ve sosyal kurumlarıyla ilişkilerinin tabiatı üzerinde düşünme imkanı sağlayarak kadınları güçlendiren ruhani kaynaklı bir müfredat sunmaktadır. Öğrenciler, insanlığın birliği, kadın erkek eşitliği, çeşitliliğe saygı ve topluma hizmet gibi Bahai prensiplerinin ışığında eski kast, kabile ve sınıf önyargılarını incelemektedirler. Aynı zamanda, korunmaya ve güçlendirilmeye ihtiyaç duyan kültürlerindeki olumlu unsurları belirlemeye teşvik edilmektedirler.

 

Enstitü bu hedeflere, her öğrenciye okuryazarlık, terzilik, tarım, zanaat el işleri, insan hakları, çevre bilinci, özsaygı ve kişilik gelişimi, sosyal sorumluluk, beslenme ve sağlık ve gelir sağlama becerilerinde liderlik eğitimi kursları vererek, eğitime ilişkisel bir yaklaşım vasıtasıyla ağırlık vermektedir. Sanat, müzik ve dans da müfredata dahil edilmektedir.

Amaç, böyle bir eğitimle desteklendiklerinde, kadınların köylerine geri dönüp ailelerinin ve toplumlarının “direkleri” – sosyal ve fiziksel ortamları değiştirmek için aracılar – olabilmeleridir. Gerçekten, “barli” evin merkezi direği için yerel bir sözcüktür ve fiziksel yapıyı destekleyen “barli” gibi kadın da ailenin ve toplumun yapısını destekler.

 

Enstitü’nün müfredatında güçlü bir çevresel öğe dokunmuştur. Öğrenciler, çevre bakımının topluma önemli bir hizmet yanında ruhani bir sorumluluk olduğunu da öğrenmektedirler. Öğrencilere, ağaç dikme ve koruma, yerel tohum kaynakları bulma ve organik maddeyi depolayıp gübre olarak yararlanma, solucan kültürü, çevreye zarar vermeyen toprakta çözünebilen ürünlerin kullanılması ve uygun atık yönetimi gibi çevre ve enerji koruma tekniklerinin kullanılması öğretilmektedir.  Enstitü’nün ilk sağlık eğitimi kampanyalarında birisi, temiz suyun önemini öğretmek suretiyle o bölgeyi gine solucanından kurtarmıştı.

 

Daha belirgin olarak, öğrenciler koruma stratejilerini yaparak öğrenmektedirler. Enstitü’nün kendi içinde, yağmur suyu toplanmakta ve yeni bir düzenlemeyle yeraltı tabakasını yeniden doldurmak için kullanılmaktadır. Bakımıyla öğrencilerin meşgul olduğu bahçeler, Enstitü’nün gıda ihtiyacının çoğunu sağlamaktadır. Öğrenciler modern güneş ocakları kullanarak yemek hazırlamaktadırlar; bazıları güneş ocaklarının köylerinde kullanımına destek verebilen “uzmanlar” haline gelmektedirler.

 

Gerçekten, geçen 17 yıldan beri Enstitü güneşle pişirme teknolojilerini araştırma, deneme ve kullanmada lider olmuştur. 1980’lerin ortalarında bazı pişirmeler için güneş kutusu ocaklar kullanmaya ve onların köylerde kullanımını teşvik etmeye başladı. Mayıs 1998’de 7.5 metrekarelik parabolik bir güneş ocağı Enstitü tarafından tesis edildi; bir diğeri 2000 yılında tesis edildi. Bugün, yaklaşık olarak yılda 250 gün yemek pişirmelerin tamamında güneş enerjisi kullanılmaktadır. Bundan başka, öğrencilere güneş cihazlarının kullanılmasıyla mümkün olan çevreden -- ve zamanlarından – tasarruf etme gösterilmekte ve köylerinde güneş kutusu ocakları, yüksek verimli parabolik toplama ocakları ve diğer enerji tasarruf cihazlarının kullanılmasını yaygınlaştırmaya teşvik edilmektedirler.

 

Enstitü halen SK 14 tip ocaklar imal etme ile uğraşmaktadır. Şimdiye kadar, aynı anda 10-12 kişilik yemek pişirebilen bu parabolik güneş ışığı toplayıcı fırınlarından dokuzu bir pilot programda Enstitü tarafından merkezden uzak köylerde kurulmuştur. Enstitü, önümüzdeki aylarda, esas olarak Avusturya’daki ilkokul çocuklarının fon sağladığı bu gibi 40 tane daha ocağı dağıtmayı planlamaktadır.

 

Mezunların toplumları üzerinde ölçülebilir bir etkisi olmuştur. Öğrencilerin yarıdan fazlası geldiklerinde okuma yazma bilmemesine karşın, % 99’u Hintçe’yi tam okuyup yazabilerek ayrılmaktadırlar. İncelemeler göstermektedir ki, onların % 96’sı evlerine geri döndüklerinde gelir sağlama ve ilgili becerilerden yararlanmaktadır ve % 7-9’u çeşitli işlerde istihdam edilirken % 46’sı küçük elbise dikim işleri kurmuşlar ve gelir sağlamaya başlamışlardır. Mezunların yaklaşık % 97’si güvenli içme suyu uygulamalarından yararlanıyorlar; yaklaşık % 70’i şimdi diyetlerine yapraklı sebzeleri dahil etmektedirler; ve % 41’i sebze yetiştiriyor ve satıyorlar. Ayrıca, beş köydeki kadınlar yaklaşık 2,500 ağaç dikmişlerdir.

 

Diğer incelemeler, kadınların gerçekten, bir zamanlar yüksek suç oranı ve alkol kullanımıyla ünlü kabile toplumlarındaki kast önyargılarının terkine yardım ederek toplumlarında yeni bir karşılıklı saygı ve birlik ortamı meydana getirmeye yardımcı olmuşlardır. Enstitü, bilgi, yöntembilim ve araştırma sonuçları alışverişi yaparak hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları ile aktif olarak işbirliği yapmaktadır.

 

Enstitü’nün eğitim programları, seçme konular hakkında kısa dönemli workshop’lar ve eğitim toplantıları arada sırada sunulsa da, tipik olarak ya altı ay ya da bir yıl sürmektedir. Mezunlar Ulusal Açık Okul programı aracılığıyla bir sertifika almaktadırlar. Enstitü, Hindistan Bahai Toplumu, İsveç Uluslararası Gelişme Kuruluşu ve İki Kanat Vakfı dahil bir dizi kaynaktan fon sağlamaktadır.

 

Enstitü, çevre ve gelişme konusundaki çalışması için birçok ödül ve takdirname almıştır. 1992’de, üstün Çevre Başarısı için Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın Global 500 İftihar Listesi’nin bir üyesi yapıldı. Enstitü 1994’de, gelişmekte olan ülkelerdeki 81 başarılı temel eğitim projesinden biri olarak UNESCO’nun INNOV veritabanına kaydedildi.

 

Enstitü, 13 Kasım 2002’de, Majesteleri Kraliçe II. Elizabeth’e onun Ellinci Yıldönümü ile ilgili kutlamada, Din ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin üyesi olan Uluslararası Bahai Toplumu‘ndan bir “kutsal armağan” olarak tanıtıldı.