Bahailer Jena Üniversitesi’ndeki Alman dinler diyaloguna katıldı

JENA, Almanya, 5 Aralık 2002 (BWNS) – 100’den fazla insan, “Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Bahailer – dünya dinlerinin dünya barışı için ortak sorumluluğu” konulu bir dinler paneli tartışması için 12 Kasım 2002’de Jena’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde toplandı.

Almanya Kültürlerarası Konseyi tarafından desteklenen tartışmanın ana teması, dinlerin hem genel olarak dünyayla hem de birbirleriyle ilgili uluslararası barışı yükseltme ortak sorumluluğunu nasıl alabilecekleri idi.

Panele katılanlar, Saksonya Eyaleti Musevi Toplumundan Haham Salomon Siegl, Grea’daki Protestan Lüteriyen Kilisesi’nin başkanı Dr. Hans Mikosch, Jena Üniversitesi mukayeseli din bilimleri kürsüsünden Prof. Udo Tworuschka, Almanya Merkez Müslüman Konseyi başkanı Dr. Nadeem Elyas ve Almanya Bahaileri Milli Ruhani Mahfili’nden Christopher Sprung’u dahil ediyordu. Panel, Kültürlerarası Konsey’in başkanı Dr. Jirgen Misch tarafından yönetildi.

Prof. Tworuschka, dünyanın bütün dinlerinin kutsal yazılarının barışın önemi konusunda beyanlar içerdiğini söyleyerek tartışmayı açtı. Önemli Yahudi dualarının “shalom” [barış] istediğini, Müslüman cennetine anlamı “Barış Evi” olan “Dar-üs-Selam” dendiğini kaydetti ve Budistlerin şiddetsizlik ve barış için çalıştıklarını belirtti.

Aynı zamanda, Hz. Bahaullah’ın “ihtilaf halinde bulunan milletleri birleşmeye ve Tanrı hatırı için bir yerde toplanıp aralarındaki ihtilaf sebeplerini kaldırmaya” çağırdığını da belirterek Bahai yazılarından alıntı yaptı.

Haham Siegl, tektanrılı dinlerin, barışı yükseltmek için kullanılabilecek bir anlayış olan, insanların Allah’ın bir yansıması olduğunu kabul ettiğini söyledi. Her bir kişiye Allah’ın yaratmasının ayrılmaz parçası olarak saygı göstermek suretiyle dinler arasında uyumlu ilişkilerin kurulabileceğini söyledi.

Dr. Mikosch, günlük yaşamda hoşgörüsüzlüğü ve fanatizmi azaltmak için bir yolun, bireylerin başka bir inancın din kültürünü bilip tanımaları olacağını işaret etti.

Dr. Nadeem Elyas, savunma faaliyetinin çok özel koşullarla kısıtlandığını ekleyerek İslam’ın barışı destekleyen bir inanç olduğunu söyledi. Ayrıca, Almanya’daki Müslümanların, laik Alman hükümetine itaatlerini ifade ettiklerini, kendilerini herhangi bir İslami terörizmden uzak tutuklarını ve her bir kişi ve onların yaratıcısı arasında, tüm insan grupları arasında ve insanlık ve çevre arasında barışın kurulmasını istediklerini söyledi.

Christopher Sprung, Bahai birlik modelinin dini barış için bir ana kurgu olabileceğini işaret etti. Bütün dinlerin ilahi kaynağının aynı olduğunu kabul etmek suretiyle dini liderler bir anlaşmaya varabileceklerdir. Gerçekte tüm Kutsal Yazıların aynı ruhani gerçekleri içerdiklerini kavrayışı üzerine işbirliği aktiviteleri kurulabilecektir.

Mr. Sprung, “Bu, sadece birbirine hoşgörü göstermekten ziyade gerçeği kabule götürecektir. Aynı zamanda, bütün dinler, barışa gidenin sadece kendi yolu olduğunu ima etmesi nedeniyle yalnızca o dinin gerçek olduğu iddiasından sakınmalıdırlar” dedi ve Bahailerin düşündüğü gibi birlik kavramının ruhani, sosyal  ve ekonomik dahil birçok düzeyde anlaşılabildiğini ilave etti.

Diğer panelistler, başka bir dinin mutlak iddialarına karşı hoşgörü göstermeyi tercih ettiklerini ifade ettiler ve farklı dini öğretiler arasındaki algılanan ayrılıkların nedeni hakkında Bahailer tarafından önerildiği gibi ortak ruhani çekirdek inanışlar kavramını sorguladılar. Bununla birlikte, bütün dinleri birbirlerine değer vererek ve saygı göstererek davranmaya çağırdılar.

Panel, bitime doğru, dinler arasında işbirliğini başarmak için pratik önerileri tartıştı. Ortaya çıkan bir fikir, halen İngiltere’deki bazı okullarda dokuzuncu sınıfta bir deneme projesi olarak öğretilen bir kursa benzer olan, “dünya dinleri” isimli bir yıllık okul projesini teşvik etmekti.

Almanya Kültürlerarası Konseyi, bir grup sivil toplum, ticari ve hükümet kuruluşu tarafından toplumsal birleşmeyi destekleme amacıyla 1994’te kuruldu. Bir İslam Forumu, bir Musevi Forumu ve Almanya Bahai toplumunun üyesi olduğu bir dinlerarası komite dahil birkaç alt birimden oluşan dinlerarası bir halkaya sahiptir.