|
Şili’de yarı-saydam bir mabed inşa edilecek
Mr. Hariri, projeyi önümüzdeki üç yıl içinde tamamlamayı umduğunu söyledi ve Yüce Adalet Evi’ne yaptığı sunumda, onaylanan tasarımın, “Mabed’in boşluğunu saran dokuz adet zarif bükümlü kanada” sahip olduğunu belirtti. Mr. Hariri, “Bu çok geniş kanatlar, biri dışarıda ve diğeri içeride olan iki adet narin, yarı-saydam, çok ince örgülü, su mermeri kaplamasından oluşmaktadır” dedi. “Bu iki adet parlayan yarı-saydam taş tabakası arasında, onun, bir yaprak içindeki ayırt edilebilir yapısal damar ağına benzer, ikincil destek üyeleri ile sarılı ana yapı üyeleri olan, camla kaplı kıvrımlı bir çelik yapı (hafifçe fark edilen örgünün kaynağı) bulunmaktadır.” “Kanatların her ikisi içinden ve arasından geçen ışık, İsm-i Azam “En Büyük İsim” (kubbenin merkezindeki Hz. Bahaullah’ın isminin kaligrafisi) etrafında yol alan ve tatlı bir kavis çizen parlak çizgiler şeklinde aydınlanır.” Mr. Hariri, biçim olarak aynı olan kanatların, yükseltilmiş taban etrafına yerleştirilmiş yumuşak bir dalgalı kubbe şeklinde yuvaya benzer bir yapı meydana getirmek için organik şekilli ve hafif bükümlü olduklarını ve Mabedin iç şeklinin, “zengin dokulu, sıcak tabiatlı, akustik olarak elverişli ve bölgenin kültürel eğilimlerine duyarlı incelikle süslenmiş bir iç yüzey gösteren, ince mafsallı bir ahşap mimarisi ile tanımlanacağını” söyledi. Mr. Hariri, Ggündüzleri, yumuşak dalgalı su mermeri ve cam kaplamanın dış görünümü biçimlendireceğini söyledi ve “Geceleyin görüntü tersine dönmekte ve tüm hacim, camdan görülebilir binanın iç şekliyle beraber toplu bir kor parıltısı halini almaktadır” dedi. Düz ışıkların olmayışıyla göze çarpan Mabed, dokuz adet yansıtıcı zambak havuzunu ve dokuz adet dua bahçesini kapsayan geniş ışık yayan bir bahçenin ortasında yükselecektir. Yeni Mabed yaklaşık 500 kişiye oturma yeri sağlayacaktır. Mr. Hariri, onun, diğer Ana Mabedlerin kardeşi olarak yerini alacağını ve ilerde “kendi tatlı ve zorlayıcı eşsizliğine erişeceğini” söyledi. Ünlü Toronto kökenli mimari eleştirmen Gary Michael Dault, Mabedin, bir “havada duran bulut, bir mimari buğu” olduğunu ve onun, “çiçek, meyve, sebze ve insan kalbini tanıdığını — ancak, onları bir yere toplayan ve onları eşzamanlı olarak hem alımlı bir şekilde iyi bilinen hem de parlak bir şekilde orijinal olan bir mimari proje haline dönüştüren böyle çalışmalar arasında bir yerde durduğunu” söyledi. Hariri Pontarini Mimarları’ndan olan Mr. Hariri, Almanya’da Bonn’da doğdu ve Toronto- Ontario’da eğitim gördü. Yale Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne, New Haven, devam etti ve orada 1985 yılında Mimarlık Yüksek Lisansını aldı. İşleri arasında, York Üniversitesi’ndeki 70 milyon USD’lık yeni Schulisch Ticaret Fakültesi ve Toronto’daki ödül kazanan 15 milyon USD’lık McKinsey & Company ofis binası bulunmaktadır. Toronto Kent Tasarım Ödülü’nün (2000) sahibi oldu. Uluslararası olarak, İsviçre’deki Landegg Akademisi Mastır Projesi’ni tamamladı. Geçen yıl Eylül ayında, Şili’deki Bahai toplumunun ulusal yönetim kurumu, İbadet Evi için proje teklifleri istedi. Bu istek, Yüce Adalet Evi’nin, “Güney Amerika Ana Mabedi” olarak bilinecek olan yapıyı inşa etme çalışmalarının başlaması gerektiğine dair 2001 yılındaki bildiriminin ardından geldi. Teklifler sadece Bahailere değil, tüm nitelikli tasarımcılara açıktı. 185 teklif üzerinde düşündükten sonra Yüce Adalet Evi, tasarımlarının yaratıcılığına göre dört ekip seçti ve daha fazla geliştirme ve ek görüş istedi. Daha sonra Mr. Hariri’nin projesini seçti. Mabed, Santiago’nun dışında Pan-American Otoyo’lunda inşa edilecektir. İnşaat için finansman, Şili Bahailerinden ve dünyadaki mahalli ve milli Bahai toplumlarından gönüllü bağışlarla sağlanacaktır. Bugün dünyada yedi adet Bahai Mabedi vardır: Avustralya, Almanya, Hindistan, Panama, Uganda, ABD ve Batı Samoa. ABD’deki İbadet Evi, 1953’de, bunların adına ithaf edileceği ilkiydi. En son tamamlanan ise, 1986’daki Hindistan Mabedi oldu. Bu Mabedler, Allah ile sessizlik ve büyük alçakgönüllülük içinde sohbet etme yerleri sağlayan güzel yapılar olarak meydana getirilmişlerdir. Onların Arapça ismi olan Meşrek-ül-Ezkar, “Allah’ın zikrinin doğuş yeri” demektir. Bahai İbadet Evleri herkes açıktır. Gelecekte her Mabed, sosyal, insani, eğitimsel ve bilimsel uğraşlar sağlamak üzere tasarlanan bir kompleksteki merkezi özellik olacaktır. |