|
Yunan gençlerinin dansı
ATİNA,
Yunanistan, 23 Kasım 2003 (BWNS) – Yunanistan’dan genç Bahai dansçılar, geçen ay
Atina’da sivil toplum kuruluşlarınca düzenlenen bir sergide gösteri yaptıkları
zaman coşkulu bir karşılama gördüler.
Sergi, Yunan Dışişleri Bakanlığı’nın bir gelişme programına bağlı olarak
organize edildi ve tarihi Zappio’da yapıldı.
Yaşları 11 ila 17 arasında değişen dansçılar, izleyicilerine, ırkçılık,
yoksulluk, ailede şiddet ve yasadışı uyuşturucu kullanımı gibi toplumsal
problemleri ele alıp üstesinden gelmelerini esinlemektedir.
Topluluğun iki koordinatöründen birisi ve Selanik’ten bir Bahai olan Helen
Kontos, prestijli programların organizatörlerinin, dansçıların mükemmelliğinden,
önemli meseleler hakkında bilinç uyandırmadaki şevklerinden ve koreografiden
etkilendiklerini söyledi.
Mrs. Kontos, izleyicilerin, bu genç sanatçıların mesajlarını vermedeki
içtenliğini takdir ettikleri söyledi.
“Ve onlar, Yunan, Arnavut, Hollanda, İsviçre, İran ve diğer kökenlerden gelen
gençleri dahil eden bu çok-kültürlü grubun böyle bir birlik ortaya koyduğu
gerçeğine hayran kaldılar.”
Birliği Alevi’nin diğer koordinatörü ve Patras’tan bir Bahai olan Lida Mirra,
Birliğin Alevi’nin üyelerinin, kendi karakterlerini geliştirmek için turnede
çaba harcadıklarını söyledi.
“Biz günlük derinleşmeler (ruhani etüt toplantıları) yapıyor ve dualar okuyoruz
ve gençler sanat becerilerinin yanı sıra sosyal becerilerini ve ruhaniyetlerini
geliştiriyor.”
Geçtiğimiz yaz Birliğin Alevi Yunanistan’ı dolaşarak Volos, Larissa, Amarinthos,
Zagora, ve Patras’da gösteriler sundu ve Eylül ayında Selanik’teki üç gösteriyle
turnesini bitirdi.
Atina’dan grubun en eski üyesi olan 17 yaşındaki Andreas Vatsellas, “Yorucu ama
harikaydı” dedi.
O, insanların bu kadar etkilenmesine ve böyle genç insanların bu gibi bir etkiye
sebep olabildiğine inanamadığını söyledi.
Mrs. Kontos, 6 Eylül 2003’te Selanik yakınlarındaki Agias Sofias Roman yerleşim
alanında dans ettikleri zaman izleyicilerin tepkisinin doğal ve cana yakın
olduğunu söyledi ve “Her yaştan bir insan kalabalığı vardı ve etrafımızı
çevreleyip gittikçe daha yakına geldiler. Onların dans edebilmeleri için daha
fazla yer açmak zorunda kaldık ve erkeklerin bazıları bize yardım etti. Bizi
gençlerimizinki kadar çok etkileyen bir cömertlik ve içtenlikle karşılık
verdiler” dedi.
Topluluk Volos yakınlarındaki bir gençlik cezaevinde gösteri yaptığı zaman da
sıcak bir karşılama gördü.
Topluluktan bazıları, 2001 yazında kurulan ve Yunan dilinde yerel malzeme sunan
bir tiyatro grubu olan the Phoenix Theatre’ın üyeleri olarak başarıyı önceden
tatmışlardı. Birliğin Alevi dansçılarının çoğu o gruptandı.
Mrs. Kontos, bir baykuşun hayvanlar ülkesinin her yerindeki ayaklanmalar
hakkında haberler okuduğu insan haklarıyla ilgili bir fabl olan “Beast TV,
Channel One" oyunu için onlara şarkılar ve koreografiler öğretmişti. Her bir
sahneyi bir şarkı ve dans izliyordu.
Eşi olan Yunan besteci Kostas Kontos gruba şarkı söylemede eğitim verdi ve
onlara kendi bestelerinden birisini öğretti.
Tiyatro yönetmeni İngiltere’den Jessica Naish, genç insanlara sahneye koyma
sanatında eğitim verdi ve Atina’dan aktris Shirin Youssefian-Maanian’ın
yardımıyla oyunu yönetti.
Evia adasında 2002 yılındaki provalardan sonra, Phoenix Tiyatrosu Atina’da
Türkçe konuşan bir azınlık önünde ve Volos, Larissa ve Selanik’te gösteri yaptı.
Bir ulusal televizyon kanalı bir Roman kampındaki gösteriyi izledi.
O yıl topluluk üyeleri Yunanistan Bahaileri Gençlik Heyeti tarafından organize
edilen dans konusundaki yoğun eğitimlerine başladılar.
Dans çalıştayı koreografilerindeki yoğun eğitim için Girit’e gittiler.
Öğretmenleri Almanya’dan Ramin ("Wrighley") Mazloum’du.
Bu yıl Mart ayında, gençler, Amerikalı genç bir Bahai olan Jese Fish’in
yardımıyla dansları prova etmek üzere bir araya geldiler.
Selanikli 13 yaşındaki Daphni Kontou şunları söyledi: “Sadece dans etmekten çok
daha fazlasını öğrendik. Odaklanmamız ve disiplinli olmamız ve zaman israf
etmememiz gerekiyordu, aksi takdirde gösteriler için zamanında prova yapmayı
asla başaramazdık. Grup içinde birliğimizin olması ve onu ne için yaptığımızı
unutmamamız da önemliydi. |