Macar Bahailer Budapeşte’nin şehir merkezindeki Yeni Milli Merkezlerinin açılışını yaptılar

BUDAPEŞTE, 4 Ocak 2003 (BWNS) – Eski yönetim merkez ofisi yeterli gelmediğinden Macaristan Bahai toplumu 27 Kasım 2002 tarihindeki bir resepsiyonla yeni Bahai Merkezinin açılışını yaptı. Macar Parlamentosu’ndan iki üye, Başbakanlık Ofisi’nden temsilciler, İçişleri Bakanı’nın temsilcisi, Unitarian Kilisesinden bir papaz, Budapeşte Kulübü’nden bir temsilci ve ulusal medyadan birkaç önemli kişi dahil bazı ileri gelenlerin de katıldığı resepsiyonda 50’den fazla insan bir araya geldi. Kutlama, “Macaristan Bahai toplumuna “şükranlarını ve yürekten desteğini” ifade eden Macaristan eski cumhurbaşkanı Arpad Goncz’dan bir tebrik mesajının okunmasıyla başladı. Akşamın şeref konuğu, Din İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Istvan Szalay’dı. Dr. Szalay konuşmasında, “Bahai toplumunun eşsizliği, Bahailerin, dinlerine başkalarını davet etmede alçakgönüllü olup baskıcı olmayarak, insanlar arasında uyum ve istikrar meydana getirmeye çalışmaları konusunda en iyisini yapmaya uğraştıkları gerçeğinde yatmaktadır” dedi.

Macaristan Bahaileri Milli Ruhani Mahfili’nin sekreteri Peter Koczoh, yeni Bahai merkezinin edinilmesinin Macar toplumunun yaşamında “bir dönüm noktası” olduğunu söyledi. Mr. Koczoh şöyle dedi: “Birkaç yıldır sadece kira verdiğimiz eski merkez, toplum büyümeye başladığı için çok küçük hale gelmişti. Bahailerin toplantılarını saygın bir ortamda düzenleyebilecekleri yeni bir yere ihtiyaç duyuyorduk.” Mr. Koczoh şunları ekledi: “İlk kiralanan dairenin alanının iki katından fazla büyük olan yeni merkez, ondokuzuncu yüzyılın sonunda bir tekstil tüccarına ait bulunuyordu. Bir dairesini satın aldığımız bina, Budapeşte’nin en tarihi ve kültürel yerlerinin birinde, şehrin merkezinde yer almaktadır.”

Macaristan Bahai toplumunun tarihi yirminci yüzyılın başlarına uzanmaktadır. 1913’de, Hz. Bahaullah’ın en büyük oğlu Hz. Abdülbaha Budapeşte’yi ziyaret etti ve bazı ileri gelen kişiler ve üniversite öğretim görevlileriyle bir araya geldi. Onların arasında, Hz. Abdülbaha’ya gönderdiği bir mektupta Bahai inancına bağlılığını vaat eden ve ilk Macar Bahai sayılan ünlü doğubilimci Profesör Arminius Vambery vardı. Hz. Abdülbaha dokuz günlük Budapeşte ziyareti boyunca hem umuma hem de Parlamento ve Akademinin ileri gelenlerine hitap eden bazı konuşmalar yaptı. Gelecekte Budapeşte’nin, Doğu ve Batının birleşmesi için merkez olacağı ümidini de ifade etti. Hz. Abdülbaha 1913’de şunları söylemişti: “Macaristan’ı ziyaret edebildiğim için mutluyum, zira bu ülkede Batının kültürü ve Doğunun sıcak misafirperverliği buluşmakta ve ikisi bir olmaktadır.”

Bahai toplumu savaşların olduğu yıllarda yavaş yavaş büyüdü. Ülkenin 1930lar ve 1940lardaki diktatörlük yönetimi esnasında birkaç defa dağıldı. İlk Macar Bahailerin bir çoğu Musevi kökenliydi ve çoğu toplama kamplarına sürüldü. II. Dünya Savaşı’ndan sonra toplum, Komünist yönetim dini toplantıları yasakladığı zaman kısıtlamalarla da karşılaştı. 1980’lerin sonunda Komünist yönetimin sona ermesiyle din özgürlüğü arttı ve toplum yeniden gelişmeye başladı. 1990’larda Budapeşte’deki Bahailer, Bahai yönetim düzeninin temelinde bulunan yerel yönetim kurumu olan Mahalli Ruhani Mahfillerini tekrar seçebildiler. Macaristan’daki Bahailerin sayısı 1990’da 70 kadarken bugün 1,200’ün üzerindedir. Yaklaşık 65 yöreye dağılmışlardır ve üçte ikisinden fazlası Romen halktandır.

Macaristan Bahai toplumu şu anda genç Romen anneler için bir program olan MESED (“Meselo Edesanyak” – Hikaye Anlatan Anneler) isimli bir sosyal ve ekonomik gelişim projesiyle meşgul olmaktadır. Romenler muhtaç bir toplumun üyeleridir ve genellikle uygun bir eğitimden mahrumdurlar. Bu proje anneler için okuryazarlık eğitimi sağlamakta ve çocuklarına hikaye kitapları okumalarında onlara yardımcı olmaktadır. MESED bu şekilde sadece kadınların özsaygılarını artırmayıp aynı zamanda anne ve çocuk arasında daha yakın ve daha derin bir bağ oluşmasını da desteklemektedir. 2001 yılında MESED, UNESCO’nun ortak organizasyonlarından birisi olarak kabul edilmiştir.