Sanat ruhun yaşamını tanımladı

SCARBOROUGH, 8 Aralık 2003 (BWNS) – İngiliz Bahailer geçen ay düzenlenen bir ulusal festivalde ruhaniyet hakkındaki bir çalışma kursunun konularını tanımlamak üzere yaratıcı yollar keşfettiler.
7-9 Kasım 2003 tarihlerinde İngiltere’nin kuzeydoğu sahilindeki tarihi kaplıca kenti Scarborough’da düzenlenen festivale 1200’den fazla insan katıldı.


Bahailer ve çok sayıdaki misafirleri, duayı, ölümden sonraki yaşamı ve insanların ruhani tabiatını anlamaya yönelik bir kurs olan “Ruhani Yaşam Üzerine Tefekkür”ün konularını tanımlamak için sanatı ve diğer yolları kullandılar.


Kolombiya’daki Ruhi Enstitüsü’nde tasarlanan kurs, ruhani iç görüşler, bilgi ve beceriler geliştirmek üzere dünyanın her yerindeki Bahailer tarafından geniş çapta kullanılmakta olan bir serideki ilk kurstur. Bahai olmayan insanlar da bu kursa artan sayılarda katılmaktadır.
Festival koordinatörü Rob Weinberg, bu olayın insanların kendi ruhani doğaları hakkında derin düşünmelerini ve onun dramatik, müziksel gösteriler, görsel-işitsel sunumlar ve konuşmalarla betimlenmesini teşvik etmeye yönelik olduğunu söyledi.


Mr. Weinberg, “’Ruhun Yaşamı’ konu olarak seçildi, çünkü (ruhaniyet) yaşam için ve toplumun değişimi için temeldir” dedi.


Mr. Weinberg, katılımcıların birçoğunun halihazırda kursu çalışmış olmasına rağmen festivalden “onun kavramlarını ve fikirlerini alıp onları daha büyük bir aşamada sunmanın” amaçlandığını söyledi.


Mr. Weinberg şunları söyledi: “Biz ziyaretçilerimize ve dostlarımıza aynı zamanda bir Bahai olmanın ne anlama geldiğini göstermek ve onların toplumla ilişkili süreçlerle meşgul olmalarını teşvik etmek istedik.”


Festivale katılan Bahailerin birçok konuğu arasında, festivalin birçok seviyede başarılı olduğunu söyleyen çevre yardım derneği Life Force International’ın temsilcisi Nigel Whittle vardı.
Mr. Whittle, Bahailerin çok büyük çabasının çeşitli ve nitelikli sergiler, konuşmalar ve davetlerle kanıtlandığını söyledi.


Mr. Whittle, “Ruh maddede göründüğü için, festivalin yalnız bu yönü çok sevgi, inanç ve ruhani gelişmeyi temsil ediyordu” dedi.


Ruhi Enstitüsü kursları serisinin “Birinci Kitabı”nın ana teması olan insan varlığının temelini oluşturan ruhani gerçekler, Kıtasal Müşavirler Heyeti üyesi olan Sohrab Youseffian’ın bir konuşmasının konusuydu.


Mr. Youseffian şunları söyledi: “Bedensel yaşamımızı yöneten yerçekimi gibi kanunlar olduğu gibi, ruhlarımızın yaşamına etki eden ruhani kanunlar vardır. Eğer biz bu güçleri almazsak, yuvasını terk edip uçmayı reddeden bir kuş gibi olduğumuz yerde dururuz; başka bir deyişle, bizde bulunan potansiyellerin farkına varmayız.”


Dua konusuna bağlı olarak, dünyadaki Bahai İbadet Evlerinin gelişimini gösteren bir sergi vardı.
Bu Mabetlerin az bulunur fotoğrafları mimari modelleri ile beraber sergilendi. Görsel-işitsel sunumlar Mabetlerin gelişimlerini gösteriyordu.


Sergi aynı zamanda, şimdi planlama aşamasında olan ve Şili’de Santiago yakınlarında inşa edilecek en yeni Bahai Mabedi’nin modeliyle ilgili resimleri ve tanımları içeriyordu.
Ölümden sonra yaşam konusunu örnekleyen İngiliz yazar ve oyuncu Arabella Velasco, ölüme yaklaşma deneyimleriyle ilgili ilk elden anlatımlara dayalı oyunu olan “Tünelin Sonunda Bir Işık”ı sundu.


Üç karakterin hepsini oynayan Ms. Velasco şunları söyledi: “Bunlar, oyunu yazışımda incelenen 200’ün üzerinde tanıklıktan alınan gerçek hikayelerdir. Her ne kadar bilim henüz böyle deneyimleri desteklemese de, onlar “Ruhani Yaşam Üzerine Tefekkür” ve diğer alanlarda ölümden sonra yaşama dair çalışmamıza zenginleştirici bir unsur katmaktadır.”
Kadınların statüsü gibi diğer konular da festivalde yaratıcı bir şekilde incelendi.
Atina asıllı oyuncu Shirin Youseffian, Annabel Knight’ın yazdığı “Pure” [Saf] adlı oyunda 14 karakterin tümünü oynadı.


Bu oyun, kadınlar için yeni bir özgürlük çağının müjdecisi olan ve kendi zamanının dini tutuculuğuna meydan okuyan 19. yüzyıl İran şairi Tahire’nin yaşamını ve ölümünü anlatmaktadır.
Festivaldeki ünlü müzisyenler arasında, bir solo konser veren, Merz olarak bilinen Condrad Lambert vardı.


Merz’in ilk albümü 1999’da İngiltere’de ilk 50’ye giren albümlerden biri olarak ünlendi ve Glastonbury Festivali’ndeki konseri ona büyük alkış kazandırdı.


Onun İngiltere albümünü yapan, Marsilya kaynaklı grubu “Soul Tunes” ile beraber yeni soul ve geleneksel Arap dansı müziği karışımı çalan, Atef olarak da bilinen Tunus doğumlu Hatef Sedkaoui’di.


“Soul Tunes”un üyelerinden biri olan Franck Taieb, müzik söz konusu olduğunda hiçbir dini engelin olmadığını söyledi ve “Eşim bir Müslüman ve ben de Musevi’yim ve Atef ise bir Bahai’dir ve müzik bizim hepimizi bir araya getiriyor” dedi.


Festival, seçkin Cambridge Üniversitesi doğubilimcisi olan Profesör Edward Granville Browne ve Hz. Bahaullah arasındaki 1890 yılı görüşmesinin çeşitli yönlerinin yaratıcı bir tasvirini içeriyordu.
Profesör Browne hakkında, Pembroke College’deki profesör odalarındaki film çekimlerini içeren belgesel bir film gösterildi.


Festival katılımcıları, görüşmenin olduğu İsrail’de Akka yakınlarındaki odanın ayrıntılı bir örneğine girebildiler ve Profesör Browne’nin Hz. Bahaullah’la ilgili etkili yazılı tasvirine dair bir kaydı dinleyebildiler.
Festivalde gösterilen bir başka film, Bahai toplumunun 1890‘dan itibaren dünya çapındaki gelişimini kaydediyordu.


İngiltere Bahaileri Milli Ruhani Mahfili, ülkede devam etmekte olan Bahai sosyal ve toplum projelerini tanıtan bir program sundu.


Katılımcılar, hükümetin ve sivil toplumun İngiliz toplumunda sosyal bakımdan çeşitli gruplar arasındaki birlik ve anlayışı desteklemesini teşvik eden Bahai kaynaklı bir girişim olan Sosyal Uyum Enstitüsü’nü tanıdılar.


Bahai kaynaklı Swindon Gençlik Güçlendirme Projesi’nin koordinatörü olan Heather O’Neill, bir amaç, kişisel sorumluluk ve toplum hizmeti duygusu geliştirmelerine yardım etmeye yönelik programlara katılmaları suretiyle ne kadar çok gencin yaşamlarını değiştirmiş olduğunu anlattı.
11-14 yaş arası festival katılımcıları, okulda ve daha geniş toplumda onları etkileyen konuları inceledikleri toplantılar yaptılar.


Festival bir dua programı ile sona erdi. 80 yıldan fazla bir zamandır Bahai olan 96 yaşındaki Pauline Senior, Bahai öğretilerinin yaşamdaki değiştirici gücüne bir kanıt olarak çocuklardan yaşlılara kadar olan dua okuyanlara rehberlik etti.