Ruhaniyetten ilham alan sanat

SIDCOT, İngiltere, 8 Eylül 2003 (BWNS) – İngiltere’deki Bahai Sanat Akademisi’ndeki deneyimini tanımlayan 20 yaşındaki Chanelle Fusco,   “Bu akademideki ortam sizde daha çok öğrenme ve daha iyi olma isteği uyandırıyor – size hayat ve ruh veriyor” demektedir.

Üç yıl önce akademideki bir şarkı söyleme kursu ona profesyonel bir şarkıcı olma ilhamı vermişti.

Akademi 1993 yılında açıldı ve şimdi her yaştan insana açık 18 kurs sağlamaktadır.

Kurs konuları, örmecilikten kaligrafiye (hat sanatı), film yapımından duvar resmine -- ve asıl amaç olarak ruhani değerleri sanatsal anlatıma katmaya kadar değişiyordu.

Sn. Fusco akademideki deneyimini, kendisine sanatı için muazzam bir enerji verdiğini söylediği bir şarkı söyleme kursunu tanımlayarak anlattı. Kurs katılımcıları, siyah Amerikalılara özgü müzik tarzını ve kendisinin hemen cezbedici olduğunu gördüğü bir öğrenme biçimi olan müzik katılmış Bahai duaları söylemişlerdi. Sn Fusco, “Müziği seviyordum ama akademideki o hafta boyunca kendimi keşfettiğimi hissettim” dedi. Akademi ona hedefler koymayı öğretti. Şimdi kendi şarkılarını yazıyor, kariyeri üzerinde yoğunlaşmak için Lancaster’dan Londra’ya taşındı ve ilk albümünü hazırlamaktadır.

Sanat akademisi, çocukları için sanat eğitimini ruhani değerlerle birleştiren bir yaz kampı isteyen iki Bahai olan Cecilia Smith ve Margaret Appa sayesinde meydana çıktı. Bu ilk başlangıç, on yıl önce açıldığında sadece 20 olan kayıtlı öğrenci sayısının bu yıl 260’a ulaştığı bir akademi haline geldi.

Sn. Smith ve diğerleriyle birlikte düzenleme kurulunda hizmet eden Sn. Appa, “Bizim tabi ki Hz. Bahaullah’ın yazıları olan çok güçlü bir ruhani kaynağımız var, ama sanat ve eğitim felsefeleri tüm programın çok güçlü ve çok olumlu bir bölümüdür” dedi.

Tipik olarak rekabete ve karşılaştırmaya dayanan klasik kurslara karşın, Bahai Sanat Akademisi, öğrencileri kendi saklı ruhani ve sanatsal “mücevherlerini” keşfetmeleri için çağırmayı, teşvik etmeyi ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Mesleği sanat öğretmeni olan Sn. Appa, “Hiçbir yargılamanın, hiçbir eleştirinin olmadığı bir ortamdan ortaya çıkan enerji ve güç muazzam ve etkilidir. İnsanlar hatayı kabullenmektense başarıyı göze almayı sağlam buluyorlar” dedi ve başarıları görmenin bütün öğrencileri kendi potansiyellerine ulaşabileceklerini düşünmeye teşvik ettiğini açıklayarak, “Bu daha olumlu bir düşünüştür” dedi.

Bu yıl fotoğrafçılık kursunu veren Fotoğrafçı Darius Himes, bu akademinin farkının, okuldaki toplumun – bireyler ve aileler birlikte – ruhani değerleri sanatlarıyla birleştirmeye çabaladıkları gerçeğinde yattığını söyledi. Sn. Himes, “Bu bir Bahai olmanın yaşam nitelikleridir. Başkalarına karşı nezaket, dışlamama, dostluk, saygı, başkalarına içten ilgi ve düşünceli olma, akademiye ilham veren niteliklerdir” dedi.

İnternet tabanlı bir kitap mağazası ve güzel sanat fotoğrafçılığı galerisi olan “photo-eye”ın editörü olan Sn. Himes, grubunu fotoğrafçılığın ruhani düşünceleri temsil etmede oynayabileceği çeşitli rollere bakması için teşvik ediyordu. Şunları söyledi: “Ruhaniyet tanımlaması zor bir şeydir. Düşünceli ve dikkatli olma, hep temiz niyet için çabalama – bunlar sınıfta vurguladığım niteliklerdir çünkü bu nitelikleri muhteşem sanatta açıkça ortaya çıkmış görüyorum. Peygamberler bu nitelikleri biz insanlarda ortaya çıkarırlar. Bu nitelikleri bizim seçilmiş alanlarımızda açıkça göstermek insanlığın hayali ve amacıdır.”

Akademi günde dört saat öğretim vermektedir. Her bir günün, bütün öğrencilerin duaların, müziğin ve tiyatronun yardımıyla o gün için ruhani ortamı ayarlamak üzere bir araya geldikleri bir “sabah odağı” vardır. Akşamlar müzik ve tiyatro gösterileriyle, konuşmalar veya akademik sunumlarla doludur. Hafta sonları gruplar, sanatlarının gelişimini diğer katılımcılarla paylaşmaya çağrılırlar.

Bir İngiliz tiyatro yönetmeni ve oyuncusu olan Jennifer Naish, kişisel problemleri olan yeni gençlerle beraber çalışmaktadır. O, ilk defa olarak bir şey öğrenmeye başladıklarında insanların rahat olmama ve utanma engelleriyle karşılaştıklarını, fakat akademinin bu sınırları aşmaları için mükemmel atmosfer sağladığını söyledi.

Bu yaz maskelerle gösteri yapma konulu bir kursta ders veren 32 yaşındaki Sn. Naish, “Akademi bir yolculuğa gitmeye benziyor. Hiçbir şeyden başlayamayan ve kendinizle rekabet içinde birisi olarak geliyor ve ruhani, sanatsal ve kişisel gelişmeden geçiyorsunuz” dedi. Sn. Naish, akademinin gücünün, öğrenciler ve öğretmenler arasında varolan ve onların utanmadan kişisel mükemmellik için çabalamalarına yardımcı olan karşılıklı teşvik ve sevgiden kaynaklandığını söyledi.

Sanat akademisi aynı zamanda dünyanın her tarafından gelen sanatçılar için bir buluşma noktasıdır.

Akademide fotoğrafçılığı kendi ortamı olarak keşfeden ve Almanya’dan gelen bir üniversite öğrencisi olan 22 yaşındaki Liza Gerhold şunları söyledi: “Amatör ya da profesyonel olmanızın önemi yoktur. Onu eşsiz kılan şey orada karşılaştığınız insanı hayrete düşüren sanatçılardır. Sanatın, insanın kendini ilgi merkezine koymasıyla ilgi olmadığını, sahip olup başkalarıyla paylaştığı armağanlar üzerinde çalışmak olduğunu  öğrendim.”

Farzaneh Seegoolam, Aidan Matthews, Rob Weinberg ve Ranjit Appa’yı da dahil eden organizatörler yönetim ekibi, gelecek yılki akademi için plan yapmaya başlamış durumdalar. Sn. Appa, “Önemli kısmının sanat akademisi olacağı bir eğitim vakfı haline gelmeyi planlıyoruz” dedi. Vakıf, profesyonel sanatçılar için birbirleriyle karşılaşıp kendi kişisel gelişmelerini değerlendirebilecekleri bir forum da sağlayacaktır. Ekip aynı zamanda, sanatın Bahai toplumu içinde geliştirilmesi üzerinde daha fazla odaklanmayı ve Bahai çalışma çemberleri ve çocuk sınıflarının kolaylaştırıcılarına yardım etmenin muhtemel yollarını keşfetmeyi arzulamaktadır.