|
BAHAİ DUALARI
Hz. BAHAULLAH’ın MÜNÂCÂTLARI
SABAH DUASI
O İŞİTİCİDİR, ÇAĞIRANLARA CEVAP VERİCİDİR.
Ey Tanrım! Sabah olunca kendimi yakınında buldum. Koruyucu kanatlarını Sana yakın gelenlerin üzerine gerer, himaye ve emniyet kalenin kapılarını onlara açarsın. Ey Rabbım! Bağış sabahının ışığıyla dışımı aydınlattığın gibi, Zuhur Fecrinin nurları ile de içimi aydınlat.
SABAH VE AKŞAM DUASI
ODUR EBHA
Bu duayı sabah akşam oku:
Sübhansın Sen ey İlâhım Allah! Bizi inâyetin yönünden esen muattar yellerden mahrum bırakmamanı, Senin Emir Güneşini, Senin Vahiy ufkundan doğduran İsm-i A’zam’ın hatırı için dilerim.
İlâhi! Bize, Senin Vechine karşı hulûs ve Senin özgenden feragât ihsân eyle. Bizi, halkın dedikodusuna bakmayarak, Birlik Manzarına yönelen kullarından eyle. Rabbım! Bizi, en büyük rahmetinin gölgesine girdir. Bizi, Ebha ismine küfreden kullarından koru. Bize, Senin tatlı inâyet şarabından ve Senin fâzıl ve lûtuf şerbetinden içir. Sen, istediğini yapmaya muktedirsin. Sen yarlıgayıcı ve acıyıcısın.
Rabbım! Bizi, insanlar arasında sevginle mümtâz kıl; çünkü bu Senin insanlara en büyük ihsânındır. Sen, gerçekten Rahîmlerin en Rahîmisin.
UYKUYA YATMA DUASI
İSİMLERE MÜHEYMİN OLAN ODUR
Ey Tanrım! Ey Tanrım! Seni özleyenlerin gözleri, ayrılığından ötürü uyanık dururken, ben nasıl gözlerimi kapayıp uyurum? Senin aşıkların, uzaklığından ötürü kıvranırken, ben nasıl yatağıma uzanıp dinlenirim? Rabbım! Ruhumu ve özümü, Senin kudret ve muhafaza eline emanet ediyorum. Başımı, Senin kuvvetinle yastığa koyuyorum ve onu, Senin istek ve iradenle yastıktan kaldıracağım. Sen koruyucusun, bekleyicisin, güçlüsün, kuvvetlisin.
Senin ululuğuna and olsun ki, uykudan ve uyanıklıktan Senin istediğin ne ise, benim de istediğim odur. Ben Senin kulunum ve Senin avucundayım. Beni, benden memnun kalacağın şeylere muvaffak eyle. Sana yakın olanların bütün emel ve arzusu bu olduğu gibi benim de, bütün emel ve arzum budur. Sana hamdolsun, Ey Alemlerin Rabbı!
YATARKEN OKUNACAK DUA
ANAN VE ANILAN SENSİN
Ey Allahım! Ey Efendim! Ey Maksûdum! Bu kulun, Senin koruyuculuğuna güvenerek rahmet dolu yakınında uyumak ve inâyet çadırının gölgesinde dinlenmek istiyor. Rabbım! Uyumayan gözün hürmetine dilerim ki; benim gözümü, Senden başkasına bakmaktan koruyasın. Gözümün nurunu, Senin eserlerini daha iyi görebilmesi ve Zuhurunun Ufkuna daha iyi bakabilmesi için arttır. Sen, öyle bir Zatsın ki; gücün kendini gösterince, bütün güçler za’fa çevrilir. Biricik güçlü, galib ve muhtar Tanrı Sensin.
EVDEN ÇIKMA DUASI
O MÜHEYMİN VE KAYYÛMDUR
İlâhi! İnâyetinle sabaha çıktım. Sana güvenerek ve işlerimi Sana havale ederek evden çıkıyorum.
İmdi, Rahmet göklerinden üzerime bereket yağdır. Beni, sağ salim evden çıkardığın gibi yine sağ salim eve döndür.
Tek, bir, bilici ve hikmetli Tanrı ancak Sensin.
YOLCULUĞA ÇIKARKEN OKUNACAK DUA
ŞANI AZAMET VE İKTİDAR OLAN YÜCE TANRI ODUR
Ey her vakit adı bu Mazlum’un yanında anılan kimse! Şehirden çıkarken şöyle söyle: İlâhi! İlâhi! İnâyet ipine yapışarak evimden çıktım. Kendimi himaye ve muhafazana tevdi ettim. Kendi dostlarını her gafil ve şerirden ve her inatçı zalim ve fâcirden koruyan kudretinle, beni koruyup, Kendi güç ve kuvvetinle tekrar yerime döndürmeni Senden dilerim. Sen, müheymin, muktedir ve kayyûmsun.
ŞİFA İÇİN
O ŞİFA VERİCİDİR, KİFÂYET EDİCİDİR, YARDIM EYLEYİCİDİR
Sübhansın Sen, Ey İlâhım Allah! Sana başvuranı, Sana döneni, rahmetine yapışanı, âtıfet eteğine sarılanı koru. Ona Sen, kendi katından şifa, tarafından selâmet, yanından sabır ve huzurundan sükûnet indir. Bunu Senden, Senin O isminin yüzü hürmetine dilerim ki; Sen, O isim vasıtasıyla hidâyet sancaklarını kaldırdın, inâyet ışıklarını serptin, Rablık saltanatını izhâr eyledin. İsimler çırağı, sıfatlar mişkâtında Onunla göründü. Tevhid heykeli ve tecrîd mazharı, Onunla doğdu; hidâyet caddeleri, Onunla açıldı; irade yolları, Onunla döşendi; dalâletin direkleri, Onunla sarsıldı; şekavetin abideleri, Onunla devrildi; hikmet pınarları, Onunla fışkırdı; gök sofrası, Onunla indi; kullarını Sen Onunla korudun; şifayı Sen Onunla indirdin; insanlara merhameti, Sen Onunla gösterdin ve yaratıklarına yarlıgamanı, Sen Onunla bağışladın.
Sen, sağaltıcısın, koruyucusun, yardımcısın, güçlüsün, kuvvetlisin, ulusun ve bilicisin.
EY İLÂHIM!
İsmin şifam, zikrin devâm, yakınlığın ümidim, sevgin arkadaşım, rahmetin dünya ve ahiret tabîbim ve muînimdir. Sensin verici, bilici ve hikmetli.
BÜTÜN İSİMLERE MÜHEYMİN OLANIN ADIYLA
İlâhi! İlâhi! Beni bağış suyu ile bütün belâlardan, hastalıklardan, rahatsızlıklardan, zayıflık ve arıklıktan arıt. Bunu, Senin şifa denizin, fâzıl güneşinin parıltıları, kullarını teshîr eden İsmin, yüce kelimenin nüfuzu, yüce Kaleminin iktidarı ve yerde gökte bulunanlara takaddüm eyleyen rahmetin yüzü hürmetine Senden dilerim. Rabbım! İşte cömertlik kapında duran bir dileyici, işte keremine baş vuran bir umucu, Senin fâzıl denizinden ve inâyet güneşinden umduğunu ona ver. Sen istediğini yapabilensin. Gafûr ve Kerîm Tanrı ancak Sensin.
O ŞİFA VERİCİDİR.
Süphansın Sen ey İlâhım Allah! Senin kapına sığınan ve Senin nefsine mazhar olan ilticâ eyleyen ve Senin Zatına tevekkül eden bu cariyeni koru. Bunu, Senin Cemâlini Senin Emrin Tahtına oturmaya vasıta ittihazbuyurduğun, her şeyin değişmesine, her şeyin bir araya toplanmasına, her şeyin, her şeyden sorulmasına, her şeyin mücâzât veya mükâfat görmesine, her şeyin korunmasına ve her şeyin rızklanmasına vasıta kıldığın İsmin yüzü hürmetine Senden dilerim. İlâhi! İşte Senin şifa ağacının gölgesine sığınan bir marîz; işte Senin koruma şehrine kaçan bir âlîl; işte semâvî şifa suyundan içmek isteyen bir sakîm; işte suları ağrı dindirici pınarına koşan bir mustarib ve işte gufrânına sarılan bir günahkâr.
İmdi, ey İlâhım! Ey Sevgilim! İnâyetinle onun ateşini düşürüp şifa ver; ona rahmet ve lûtuf kâsenden içir; onu, bütün hastalıklardan, rahatsızlıklardan, ağrılardan, acılardan ve Senin hoşlanmadığın her bir şeyden koru.
Sen özgenden münezzeh ve mukaddessin. Sen şifa vericisin, kifâyet edicisin, koruyucusun, yarlıgayıcısın, acıyıcısın.
O KORUYUCU VE ŞİFA VERİCİDİR
Ey Tanrım!Sen, isimlerinin bereketiyle; âlîllerin iyileştiği, hastaların şifa bulduğu, susuzların suya kandığı, mustariplerin sükûnete kavuştuğu, doğru yoldan sapmış olanların doğru yolu bulduğu, zelîllerin izzete erdiği, fakirlerin zengin olduğu, cahillerin ilimle donandığı, karanlıkların aydınlığa çevrildiği, kederlilerin ferahlandığı, ateşten kavrulanların serinlediği ve borçluların borçtan kurtulduğu bir Zat’sın.
İlâhi! İsminledir ki, varlıklar harekete geldi, gökler kuruldu, yer yerleşti, bulut yükselip bütün dünyaya bereket yağdırdıç Bu Senin bütün yaratıklara fazlındandır.
Bu böyle olduğuna göre, şu yaratık aleminde kendi nurlular nurlusu özüne mensup kıldığın bu meme çocuğu üzerine bu gece merhamet bulutundan şifa yağmurları yağdır; ona, ya İlâhi, fazlınla afiyet ve selâmet gömleği giydir; onu, ey Sevgilim, her belâdan, hastalıktan ve mekrûhtan koru. Bunu, Senden nefsinin zuhuruna, Emrinin bütün varlıklar üstüne yükselmesine vasıta ittihaz buyurduğun İsmin yüzü hürmetine; bütün Güzel İsimlerin, Yüce Sıfatların ve yüceler yücesi Nefsinin anıları yüzü hürmetine dilerim.
Sen her şeye muktedirsin. Sen muktedir ve kayyûmsun. Ve sonra, ya İlâhi, bu ve öbür dünyanın, geçmişlerin ve geleceklerin hep iyi şeylerini onun üzerine indir. Sen buna gerçekten gücü yeter hâkimsin.
EMNÂ, AKDES, ERFÂ VE EBHA OLAN ALLAH’IN ADIYLA
Senin yüzün hürmetine ey Aliyy! Senin yüzün hürmetine ey Vefiyy! Senin yüzün hürmetine ey Behiyy! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sultân! Senin yüzün hürmetine ey Refân! Senin yüzün hürmetine ey Deyyân! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Ehad! Senin yüzün hürmetine ey Samed! Senin yüzün hürmetine ey Ferd! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sübhân! Senin yüzün hürmetine ey Kudsân! Senin yüzün hürmetine ey Müsteân! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Alîm! Senin yüzün hürmetine ey Hakîm! Senin yüzün hürmetine ey Azîm! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki! Senin yüzün hürmetine ey Rahmân! Senin yüzün hürmetine ey Azmân! Senin yüzün hürmetine ey Kadrân! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Mâşûk! Senin yüzün hürmetine ey Mahbûb! Senin yüzün hürmetine ey Meczûb! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Azîz! Senin yüzün hürmetine ey Nasîr! Senin yüzün hürmetine ey Kadîr! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Hâkim! Senin yüzün hürmetine ey Kâim! Senin yüzün hürmetine ey Âlim! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Rûh! Senin yüzün hürmetine ey Nûr! Senin yüzün hürmetine ey Zuhûr! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Mamûr! Senin yüzün hürmetine ey Meşhûr! Senin yüzün hürmetine ey Mestûr! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Gâib! Senin yüzün hürmetine ey Gâlib! Senin yüzün hürmetine ey Vâhib! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Kâdir! Senin yüzün hürmetine ey Nâsır! Senin yüzün hürmetine ey Sâtır! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sâni! Senin yüzün hürmetine ey Kâni! Senin yüzün hürmetine ey Kâli! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Tâli! Senin yüzün hürmetine ey Câmi! Senin yüzün hürmetine ey Râfi! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Bâliğ! Senin yüzün hürmetine ey Fâriğ! Senin yüzün hürmetine ey Sâbiğ! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Nâfi! Senin yüzün hürmetine ey Şâfi! Senin yüzün hürmetine ey Dâfı! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Celîl! Senin yüzün hürmetine ey Cemîl! Senin yüzün hürmetine ey Fazîl! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Âdil! Senin yüzün hürmetine ey Fâzıl! Senin yüzün hürmetine ey Bâzıl! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Kayyûm! Senin yüzün hürmetine ey Deymûm! Senin yüzün hürmetine ey Alûm! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Azûm! Senin yüzün hürmetine ey Kadûm! Senin yüzün hürmetine ey Kerûm! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Mahfûz! Senin yüzün hürmetine ey Mahzûz! Senin yüzün hürmetine ey Melhûz! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Atûf! Senin yüzün hürmetine ey Raûf! Senin yüzün hürmetine ey Letûf! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Malêz! Senin yüzün hürmetine ey Maâz! Senin yüzün hürmetine ey Müsteâz! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Gıyâz! Senin yüzün hürmetine ey Müsteğâs! Senin yüzün hürmetine ey Neffâs! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Kâşif! Senin yüzün hürmetine ey Nâşif! Senin yüzün hürmetine ey Âtıf! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Cân! Senin yüzün hürmetine ey Cânân! Senin yüzün hürmetine ey Îmân! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sâki! Senin yüzün hürmetine ey Âlî! Senin yüzün hürmetine ey Gâlî! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Zikr-i Âzam! Senin yüzün hürmetine ey İsm-i Akdem! Senin yüzün hürmetine ey Resm-i Ekrem! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sübbûh! Senin yüzün hürmetine ey Kuddûs! Senin yüzün hürmetine ey Nüzzûh! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Fettâh! Senin yüzün hürmetine ey Nessâh! Senin yüzün hürmetine ey Neccâh! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Habîb! Senin yüzün hürmetine ey Tabîb! Senin yüzün hürmetine ey Cezîp! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Celâl! Senin yüzün hürmetine ey Cemâl! Senin yüzün hürmetine ey Fezzâl! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Vâsık! Senin yüzün hürmetine ey Âşık! Senin yüzün hürmetine ey Fâlık! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Vehhâc! Senin yüzün hürmetine ey Bellâc! Senin yüzün hürmetine ey Behhâc! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Vehhâb! Senin yüzün hürmetine ey Attâf! Senin yüzün hürmetine ey Re’âf! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Tâib! Senin yüzün hürmetine ey Nâib! Senin yüzün hürmetine ey Zâvib! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Sâbit! Senin yüzün hürmetine ey Nâbit! Senin yüzün hürmetine ey Zâvit! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Senin yüzün hürmetine ey Hâfız! Senin yüzün hürmetine ey Lâhız! Senin yüzün hürmetine ey Lâfız! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Ey Zâhir-i Mestûr! Ey Gâib-i Meşhûr! Ey Nâzır-ı Manzûr! Sen Kâfîsin, Sen Şâfîsin, Sen Bâkisin ya Bâki!
Ey aşıkların Kâtili! Ey Fasıkların Vâhibi! Ey Kâfi! Senin yüzün hürmetine ey Kâfi! Ey Şâfî! Senin yüzün hürmetine ey Şâfî! Ey Bâki! Senin yüzün hürmetine ey Bâki!
Sensin Bâki, ya Bâki!
Sübhansın Sen, ey İlâhım Allah! Bu kağıdı taşıyanı, onu okuyanı, kendisine okunanı, onun bulunduğu evin yanından geçeni koru. Onun vasıtasıyla her hastayı, her âlîl ve her fakiri; her bir belâdan, tatsızlıktan, afetten ve hüzünden kurtar. Senin hidâyet yollarına, fâzıl ve gufrân caddelerine ayak basmak isteyenleri onunla kılavuzla.
Ben, bunu Senden; Senin fâzıl ve atâ kapılarının açılmasına ve senin mukaddes heykelinin beka tahtı üzerine oturmasına sebep olan cömertliğin yüzü hürmetine, bütün yaratıkların kerem ve in’âm sofrana çağırılmasına saik teşkil eden merhametin yüzü hürmetine, azamet ve saltanatın zuhuru, zorlu hükümetinin tulû sırasında bütün yerde ve gökte bulunanlara vekaleten Sana kendi içinde "EVET" dedirten inâyetin yüzü hürmetine, bu ne büyük, güzel isimlerin yüzü hürmetine, bu en iyi ve yüce sıfatların yüzü hürmetine, yüceler yücesi zikrin yüzü hürmetine, lâtif ve nurani güzelliğin yüzü hürmetine, en gizli çadırlarında saklı nurun yüzü hürmetine ve Senin "BELÂ GÖMLEĞİ İLE GÖMLEKLİ" isminin yüzü hürmetine, sabah akşam dilerim. Sen, gerçekten Ulusun, Yeterlisin, Şifa vericisin, Koruyucusun, Vericisin, Refetlisin, Acıyıcısın, Kerem sahibisin, Rahîmsin.
DARLIK VE BORÇ DUASI
ONUN İSİMLERE MÜHEYMİN OLAN İSMİYLE
Söyle: İlâhi! İlâhi! Cömertliğinle ve bağışınla gamımı dağıt. Saltanat ve iktidarınla kederimi gider. İlâhi! Çeşitli hüzünlerle her bir yönden çevrili bulunurken Sana yönelmiş olduğumu görüyorsun.Ey varlığın mâliki ve ey görünür ve görünmez şeylerin koruyucusu! Gönülleri ve kalpleri teshîr eylemekte vasıta kıldığın İsmin yüzü hürmetine ve Senin ihsân güneşinin nurları yüzü hürmetine Senden dilerim ki, beni bütün güçlüklere rağmen Sana yönelmiş olanlar zümresine girdiresin, ey İsimlerin Mevlâsı ve Göklerin Yaradanı!
Rabbım! Günlerinde başıma gelenleri görüyorsun. Daima Sana hizmet edeyim. Dilim, daima Seni daima övsün. Bunu, Senden, isimlerine maşrık ve sıfatlarına matlâ olanın büyük hatırı için dilerim. Sen kuvvetlisin, kudretlisin, çağıranlara cevap vericisin. Yalvarımı bitirmeden önce, Senden bir dileğim var. İşlerim düzelsin, borcum verilsin, ihtiyaçlarım görülsün. Bunu Senden yüzün nuru hürmetine diliyorum. Sen kuvvet ve kudretine her dili olanın, azamet ve saltanatına, her dirâyet sahibinin tanıklık ettiği bir kimsesin.
İşitici ve cevap verici Tanrı ancak Sensin.
ŞU MÜNÂCÂTI SIK SIK OKUYUNUZ
Söyle, Sübhansın Sen ey İlâhım! Maksûdum! Ümidim! Sevgilim! Senin vahyinden saçılan hoş kokular, beni Senin lûtuf ufkuna çekti. Senin ilhamından yayılan râyihalar, beni Senin mevhibelerinin yönüne döndürdü. Senin Emrine matla olan Kimseden yükselen ses, beni, Senin günlerinde uykudan uyardı. İmdi, ya İlâhi! Özgenden kesilmiş ve yerde gökte bulunanlara açtığın fâzıl kapısında durmuş olarak, bütün varlığımla Sana yöneldim. Beni, her bir halde seni arar; Senin senâ’nı söyler; Senin irfân havanda uçar; Senin emir ve iktidar memleketlerinde yürür kıl. Ben, bunu varlıkları teshîr eylemekte, mümkünleri harekete getirmekte, muvahhidlere Kendi mülakât kevserini ve muhlislere, Kendi vuslât şarabını içirmekte kullandığın Kelimen yüzü hürmetine ve keza; görünmesiyle beraber gizlideki görünmezi ve saklıdaki hazineyi açığa çıkaran İsmin yüzü hürmetine dilerim.
Rabbım! Gölgene koştum ve yüzümü yüzüne döndürdüm.Beni, kendi rahmetinin tatlı suyundan ve kendi atiyyelerinin okyanusundan uzak tutma. Benim bütün üyelerim, Senin bütün eşya üzerindeki müheyminliğinle ve yerde gökte bulunanlar üzerindeki kudretine tanıklık ediyor. Beni, Senin özgenden fâriğ kılacak şeyi, benim için takdir buyur, ta ki, ben kendimi, Senin memleketinde, tecrîdine bir ayet ve Senin diyarında Senin takdîsine bir bürhân göreyim. Sonra, ya İlâhi! Sen kendi cömertlik göğünden ve kerem bulutundan, benim için irade buyurduğunu, benim için yaz. Sen, ihsânı bütün imkânda olanları çevreleyen ve fazlı bütün kâinatlarda olanları saran bir Kimsesin.
Ve sonra ya İlâhi! Dünya ve ahirette faydalanacağım şeyi benim için seç. Sen, gerçekten dilediğine muktedirsin.Sen, her şeyi bilen ve her şeyden haberli olansın.
Ey varlığın mâliki ve görünenin ve görünmeyenin mürebbisi! Beni, her bir durumda Senin kendi razılık denizine batır. Şöyle ki; ben, Senin irâdenle irâde eyler, Senin isteğinle hareket eder, benim için kendi fazlının bedîalarından irâde buyurduğun şeye nazar kılar olayım.
Rabbım! Ben, Senin sevgi ipine yapıştım. Beni Senin Ceberût ve Melekût’un süresince dönenlerin zümresinden eylemeni, Senden niyâz ederim. Senin izzetine yemin olsun, ey alemlerin İlâhı ve ârif kişilerin Maksûdu ki, benim biricik dileğim, ümidim, emelim ve arzum budur. Duayı bana Sen kendin emir buyurdun ve icâbeti sen kendin üzerine aldın.Öyle ise, Sen kendi cömertliğinle, iyiliğinle, fâzıl ve ihsânınla irâde buyurduğunu benim için müstecâb eyle.Verici, saçıcı, yarlıgayıcı, acıyıcı, yaklaşılmaz ve yüceler yücesi Sensin.
Rabbım! Salât ve selâm olsun. Bahâ ehlinden olan Beyanilere! Onlar ki, Senin emir ve saltanatınla, istikamet gemisine bindiler. Senin kudret ve iktidarınla, sübût sefinesine yerleştiler ve Sen, onları, kendi yaratıkların arasında, kendi Emrini izhâr ve kulların arasında kendi saltanatını ibrâz için destekledin. Sen gerçekten güçlüsün, bilicisin, hikmetlisin.
HERKES ALLAH’IN KÂBESİNE KARŞI DURARAK ŞÖYLE DESİN!
Sübhansın Sen, ey İlâhım Allah! Hamdolsun Sana ki, beni dalâlet ve nefse tebaiyet kuyusundan kurtardın. Doğru Yoluna ve Büyük Haberine kılavuzladın. İnsanların çoğu Sana arka çevirmişken, Sana yön çevirmeme yardım ettin. Kalbimi Seni tanıma nuru ile nurlandırdın ve yüzümü Yüzünün ışığı ile aydınlattın. Kullarını ve yaratıklarını, Senin Yüce Ufkuna yönelmekten men eyleyen perdeleri aradan kaldırmanı, Senin cömertlik denizinin ve fâzıl göğünün güzel hatırı için dilerim.
Rabbım! Kullarını, ayet denizinden me’yûs döndürme. İzzetine yemin olsun! Bana açtığını onlara açsan, Sende olanı elde etmek ümidiyle, kendilerinde olanı muhakka bir yana atarlar. Sen, güçlüsün, ulusun, biliciler bilicisisin.
EY RAHMANIN YOLUNDA SEVE SEVE CAN VEREN KİMSE
Manâ ve beyan miskinden saçılan ilk koku senin üzerine olsun! Ben tanıklık ederim ki, Tanrı korkusunu bir yana atarak, insanların Mevlâsı ve arş ile yerin Rabbı olan Allah’ın hüccetini inkâr eylemiş olanların yüreklerinde düşmanlık ateşinin alevlendiği günlerde, sen, vehimleri bir yana attın, yakîn ışığı ile ilhamın Maşrıkına yöneldin ve nidayı işiterek, Yüce Ufka müncezip oldun. Dilerim Senden ey Alemin Maksûdu, Senin sevgin uğrunda dökülen şu kanın yüzü hürmetine, kullarının günahlarını bağışla; o kullar ki, Senin ahid ve mîsâkına vefa ettiler, mübin kitabında indirdiğine itiraf gösterdiler. Hamdolsun Sana, ey Alemlerin İlâhı!
ALLAH İLE BAŞBAŞA KALINCA ŞÖYLE YALVAR:
EY SEVGİLİM! EY AMACIM! EY EMELLERİMİN GAYESİ!
Görüyorsun ki, bu fâni kulun Sana yönelerek: "Bana Bengi-su’dan içir" diyor. Büyüklüğüne ve günlerine yaraşanı bana inâyet buyur.
Senden İsm-i A’zam’ın büyük hatırı için diliyorum; Seni insanlara göstermeyen perdeleri yırt, merhamet kapılarını onlara göster ve aç. Uyuyanları şefkât eliyle uyandır. Gafilleri, güzel meclisin nidasıyla aydır ki, herkes Sana yönelsin, Sana koşsun.
Rabbım! Onları, şu günlerinde Rahmet Bulutunun yağmurlarından ve fâzıl baharının tatlı yellerinden mahrum eyleme. Rahmetin, varlıklardan mukaddemdir ve inâyetin, bütün yerlerde ve göklerde bulunanları kaplamıştır.
Senden başka yarlıgayıcı ve kerem sahibi Tanrı yoktur.
CİHAN SEVGİLİSİNİ CAN DİLİYLE ÇAĞIR VE DE:
EY TANRIM! EY EFENDİM! EY DOSTUM! EY GÖNLÜMÜN VE CANIMIN SEVGİLİSİ!
Şükrünün uhdesinden nasıl gelebilirim? Gaflet ve cehalet denizine batmıştım. Fâzıl dilin, bana seslendi ve inâyet elin, bana uzandı.Rabbım! Gafletim beni yakînin tatlı suyundan uzaklaştırdı, beni sanıların acı sularına iletti. Ben zikrinden gafil oldum, Sen benden gafil olmadın. Sana olan sevgim söndükçe, bana olan inâyetin alevlendi. Sana ne yüzle bakayım? Seni ne dille çağırayım? Utancımdan yere geçiyorum, her taraftan me’yûsum. Fakat, ey Efendim, ey Rabbım, ey Maksûdum! İşittim ki, "Bugün, öyle bir gündür ki, bir kimse bir defa candan (Rabbım, Kendini bana göster) derse; Beyan Melekûtundan derhal (Bak, Beni görürsün) hitabını işitir."Buyurmuşsun. Bu günün nasıl bir gün olduğu bu kutlu sözden anlaşılır. Ve yine; " Bir kimse, başı bulunmayan bir başlangıçtan beri, bütün iyi amellerden mahrum kalmış olsa, bu günde, telâfîsi mümkündür; Çünkü, gufrân denizi imkân cihanında görünmüş ve ihsân seması yükselmiştir." Buyurmuşsun.
Beni, benden memnun kalacağın bir davranışa muvaffak eyleyip, kabul süsü ile süslemeni, bütün günlerin masdar ve matlaı olan bu Kutlu Günün yüzü hürmetine Senden dilerim. Rabbım! Ben fakirim, zenginlik denizi Sende; ben cahilim, ilim ve irfân hazinesi Sende; ben uzağım, Sen ise; güçlüsün, yücesin, yakınsın.
BU MAZLUM HERKESİN YERİNE MAĞFİRET DİLER VE DER
Ey Allahım! Ey Allahım! Dostlarını koru. Sen affı, alemleri kaplayan bir kerîmsin. Kullarına acı. Onları, günlerine yaraşan amellere, huylara ve sözlere muvaffak buyur. Tek bir yüce kelime ile bağış denizin çalkalandı. Emir neyyirinin tek bir parıltısıyla cömertlik ve yarlıgayıcılık güneşi doğdu. Herkes Senin kulun, herkes kereminin ümidiyle diri. Kudret elini kuvvet koynundan çıkar ve çamura saplanıp kalmışları kurtar. İrade kaynağı ve cömertlik sultanı Sensin. Senden başka aziz ve vehhâb İlâh yoktur.
EY İLÂH! EY MABÛD! EY KERÎM! EY RAHÎM!
Sen, İsimlerinden bir İsminin karşısında, bütün dünya padişahlarının baş ve boyun eğdiği bir Padişahsın. Ey İyi! İyiliğin, âlemi kaplamış ve merhametin, her şeye takaddüm eylemiştir. Günlerine yaraşan şeyleri yapabilmesi için, bu kuluna yardım etmeni, Yüce Kelimenin ve en güçlü Kalem-i Alâ’nın güzel hatırı için, Senden yemin vererek dilerim. Ben, Yüce Yurda dönmek isteyen bir garip ve yolunun en ucuna varmak isteyen bir yolcuyum. Senin hizmetine kalkıp emirlerinin ve hükümlerinin intişârıyla meşgul olabilmem için bana meded eyle.
Ey Kerem sahibi! Ben fakiri, Senin zenginlik denizinden mahrum etme. Ben zavallıya, merhamet gölgende yer ver; belki Vahyin hoş kokularıyla tazelenip ebedi hayata nâil olur. Sen güçlüsün, kuvvetlisin; Sen bilicisin, hikmetlisin. Senden başka yüceler yücesi bir Tanrı yoktur.
SÜBHANSIN SEN EY ALEMLERİN İLÂHI VE ÜMMETLERİN MAKSÛDU!
Sen İsm-i A’zam’la zâhir olansın; o İsm-i A’zam vasıtasıyladır ki, hikmet ve beyan incileri, Senin bilgi okyanusundaki sedeflerden çıkıp gözler önüne serildi; o İsm-i A’zam vasıtasıyladır ki,
Tal’at Güneşinin doğması ile beraber bütün cihanı aydınlatan ışıklarla diyânet gökleri süslendi. Emrinin yüzünü güldürecek, kudret bayraklarını kullar arasında dikecek ve hidâyet sancaklarını memleketinde dalgalandıracak şeylere Kendi hizbini müeyyed buyur. Bunu Senden, yaratıkların arasında hüccetini ve kulların arasında bürhânını itmâm eyleyen Kelimen yüzü hürmetine dilerim.
Rabbım! Onları fâzıl ipine yapışmış ve kerem kaftanının eteklerine sarılmış görüyorsun. Onları Kendine yaklaştıracak ve özgenden ayıracak şeylere muvaffak buyur.
Ey varlığın Sultanı! Ey görünen ve görünmeyen şeylerin Koruyucusu! Emrinin hizmetine kalkanları, Kendi iradenle dalgalanan bie deniz, Sidre ateşinle yanan bir meşale ve meşiyyet semasının ufkundan parlayan bir yıldız eyle. Bunu dilerim Senden.
Sen, dünyanın gücüyle yenilmeyen ve ümmetlerin kuvveti karşısında aciz kalmayan bir güçlüsün. İLÂHIM! İLÂHIM!
İraden çevresinde döndüğümü, cömertlik ufkuna baktığımı, bağış güneşi ışıklarının parıltısını beklediğimi görüyorsun.
Ey âriflerin gönüllerinin Sevgilisi ve ey Tanrıya yakın duranların Maksûdu! Dilerim ki, dostlarını, Senin iradene yapışarak kendi iradelerinden vazgeçmeye muvaffak buyurasın.
Rabbım! Onları Tanrı korkusu süsü ile süsle; onları ferâgat aydınlığı ile aydınlat ve sonra Kelimeni yaratıkların arasında yüceltmek ve Emrini kulların içerisinde açıklamak için, Sen onları hikmet ve beyan orduları ile kuvvetlendir.
Sen her istediğine gücü yetensin ve Senin avucundadır her şeyin dizgini. Senden özge güçlü ve yarlıgayıcı bir Tanrı yoktur.
SÜBHANSIN SEN EY İLÂHIM ALLAH!
Beni Kendi kullarının arasında teyîdlerle müeyyed ve Kendi İsminle zâkir eyle. Ben bunu Senden beyanının felekleri insanlar arasında harekete başlayınca alemlere hikmet nuru saçan İsmin yüzü hürmetine dilerim.
Rabbım! Senden başka herşeyi bırakmış olarak yüzümü Yüzüne çevirdim ve Senin lütuf eteğine sarıldım. Bana akılları cezbedip ruhları ve fikirleri kanatlandıracak sözler söylet. Beni Kendi Emrinde kuvvetlendir; öyle ki, yaratıkların arasındaki zalimlerin satveti ve memleketin ahalisi içerisindeki münkirlerin kudreti beni Senden ayırmasın. Beni kendi diyarında, gönlünde Seni tanıma ışığı ve Senin sevgin ateşi bulunanı Sana kılavuzlayacak bir lamba eyle.
Sen dilediğine gücü yetensin, Sen inşa melekûtunu Kendi avucunda tutansın. Hikmet sahibi kudretli Tanrı ancak Sensin.
İLÂHİ! İLÂHİ!
Hamdolsun Sana ki, hikmet ve marifet kapılarını kendi dostlarının yüzlerine açtın, onları kendi Sıratına kılavuzladın, Seni tanıma nuru ile onların yüreklerini nurlandırdın, onları Senin yakınlık alanına yaklaştıracak şeyi onlara bildirdin. Sen kendi dostların için, onları Senin zikrine ve senâ’na ve Senin Emrini yaymaya yarıyacak şeyi takdir buyur. Ben bunu, Senin mülâkatın iştiyâkı ile kurbangâha koşan, iktidar mevkiinde bulunanların kudreti karşısında Sana yönelmekten ve Senin kitabında indirdiğin şeyi itiraf etmekten geri durmayan kimseler yüzü hürmetine; ve sonra Senin kendi izninle Senin ufkuna doğru ilerleyip, Senin azamet kapında duran ve Senin nidanı işitip Senin Zuhur ufkunu müşâhede eden ve Senin iraden çevresini dönen kimseler yüzü hürmetine Senden dilerim.
Sen dilediğine muktedir olansın, Senden özge mağfiret ve merhamet edici Tanrı yoktur.
RABBIM!
Yüceler yüceler Kalem yüzü hürmetine ve Senin en mukaddes, en büyük, en yaklaşılmaz, en yüce ve en nurlu Adın yüzü hürmetine Senden dilerim ki, Benim günahlarımı Kendi fâzıl ve ihsânınla bağışlayasın ve benim kötülüklerimin üstünü Kendi lûtuf ve inâyetinle örtesin; ve sonra beni Kendi hizmetinde durur, Kendi anı ve övgün ile söz söyler kılasın. Sen gerçekten yücesin, yarlıgayıcısın, acıyıcısın.
Sübhansın Sen ey İlâhım Allah! Ben Sana karşı kusur işledim, Senin katından inene itirazda bulundum, kendi ihtiraslarıma uydum, Senin yüceler yücesi zikrinden gafil kaldım. İlahi! Beni suçlarımla yakalama, beni isyanımdan temizle, bana Senin fâzıl yönünden mağfiret yellerini estir ve Kendi yanından doğruluk meskeni ayırt, beni temiz yürekli kulların zümresine kat. Ey Tanrım! Ey Sevgilim! Beni, Kendi sözlerinin hoş kokularından mahrum eyleme. Beni Kendi cömertliğinin güzel râyihalarından nasipsiz bırakma. Senin katından inen şeye razı kıl, Sen Kendi katından takdir buyur.
Sen dilediğini yapansın, Sen yarlıgayıcısın, cömertsin, vericisin, kerem sahibisin.
EY İLÂHIM! EY MAKSÛDUM!
Beni Emrinde sabit ve sevginde müstakîm kılmanı; Senin gizli ve saklı sırların, Senin inen ayetlerin ve Senin gün gibi âşikâr beyyinelerin yüzü hürmetine Senden dilerim. Sen, hiç bir şeyin acze düşürmediği ve hiçbir kudretin za’fa uğratmadığı bir kimsesin.Sen, Kendi kudretinle dilediğini işlersin.
Sensin güçlü, kudretli ve yenici. Hamdolsun Sana ey Ayet İndirici! Beni Kendi Emrinde şerîrlerin satveti karşısında boyun eğmeyecek derecede istikamet göstermeye müeyyed buyur.
Ey görünen ve görünmeyenin İlâhı! Beni Kendi Emrinde sabit ve râsih kılmanı, Senin günlerinde etrafa yayılan hoş kokular ve Senin inâyet gömleğinden saçılan râyihalar yüzü hürmetine Senden dilerim. Sen, gerçekten Kendi dilediğine muktedirsin ve isimler melekûtunu avuç içerisinde tutansın.Sen dilediğini işlersin ve istediğin gibi hükmedersin.
Hamdolsun Sana, beni andın; her harfi Senin inâyetine, Senin rahmetine, Senin fâzıl ve ihsânına delâlet eyleyen şeyi benim için indirdin.Rabbım! Beni ayetlerine müncezip ve sevgin ateşiyle yanar görüyorsun. Gönülleri ve akılları ıstıraba düşüren Emrinde beni sabit ve râsih eylemeni Senden dilerim. Tek, bir, aziz ve vedûd Tanrı ancak Sensin.
BİRİCİK TANRININ ADIYLA! EY İLÂH, EY KERÎM! EY RAHÎM!
Birliğine ve tekliğine, Sana bir benzer veya eş bulunmadığına tanıklık ederim. Cömertliğin, yaratık dünyasını var eyledi ve keremin, ümmetleri İsm-i A’zam’a kılavuzladı. Bazıları, şeytanın telkînâtına kapılarak, Senin rahmet denizinden mahrum oldular ve bazıları, Gerçeklik Güneşinin parıltılarıyla aydınlandılar. Ey Kerîm! Senden, eski affını ve kimseden esirgemediğin rahmetini diliyorum. Senden yön çevirip, Senin ilim denizinden uzak düşen kimselerin şüphelerinden ben kulunu koru.
İlâhi! İlâhi! Kulunu, Senin Ahid ve Mîsâkını bozanların şerrinden, Kendi cömertlik ve kereminle koru. Rabbım! Beni, ağzı mühürlü güzel şarabından menetme. Beni, tam bir istikametle techîz et ki;kullarının sarıkları, beni Sana yaklaşmaktan alıkoymasın. Sen, istediğini yapmaya muktedirsin. Yerlerde ve göklerde bulunanların dizginini, Kendi avucunda tutarsın.
MUKADDESLER MUKADDESİ VE NURLULAR NURLUSU TANRININ ADIYLA!
Ey yakınlığı, ümidim; vuslatı, emelim; zikri, arzum; ulu katına geliş, maksadım; yönü, isteğim; ismi, şifam; sevgisi, içimin ışığı ve huzurunda durma, isteklerimin tacı olan Kimse!
Beni, yüzümü yüzüne çevirir, yönüne bakar ve senâ’nı söyler kılmanı; ârifleri, irfânın fezasında uçuran ve mukaddesleri fazlının mukaddes sahasına yükselten İsmin yüzü hürmetine Senden dilerim.
Rabbım!Sana yaklaşmak ümidiyle, Senden başka herşeyi unuttum, fazlının ufkuna koştum, özgeni bıraktım. Şimdi de, işte, yüzünden nurlar saçılan yere yöneldim. Tanrıya ortak koşanların şüphelerinin, beni Sana yönelmekten alıkoymaması için, beni, Emrinde berkiştirecek şeyi, üzerime indir. Sen, muktedirsin, müheyminsin, ulusun, kudretlisin.
Sübhansın Sen ey Tanrım, ey Efendim, ey Dayanağım!
Sen, Kendi sevgililerini, Senin düşmanlarının fenalığından koru. Sonra onlara, Kendi kudret ve saltanatının askerleri ile yardım eyle. Sonra, onlardan sadır olacak her bir ameli, Senin arzında bulunan kimselerin amelleri arasında, karanlığı aydınlığa çevirecek bir lamba kıl. Sen gerçekten Zuhurun Malikisin. Diriliş Gününde her şeye hakim olansın. Her görünmeyeni iyiden iyiye bilen gerçek Tanrı ancak Sensin.
İLAHİ! İLAHİ!
Ben, Senin birliğine ve tekliğine tanıklık ederim. Ey İsimlerin Maliki ve Göğün Yaradanı!Senin Yüce Kelimenin nüfuzu ve Senin Yüce Kalemin iktidarı yüzü hürmetine Senden dilerim ki, beni, Kendi kudret ve kuvvetinin bayrakları ile destekleyip, Senin ahid ve misakını bozmuş olan düşmanların şerrinden koruyasın. Sen gerçekten güçlüsün ve kuvvetlisin.
SÜBHANSIN SEN EY İLAHIM ALLAH! < |