|
İlahi Yardımın Gücü
Hz.Bab Hz.Bahaullah Hz.Abdülbaha Hz.Şevki Efendi’nin Eserlerinden Alıntılar
Yüce Umumi Adalet Evi Araştırma Bölümü tarafından derlenmiştir.
ÖNSÖZ
Tarih boyunca sürekli çalkantılar, sosyal çekişmeler ve problemlerle karşılaşan insanoğlu, genellikle içinden çıkılmaz duruma geldiğinde Tanrı’ya yakarmış ve İlahi yardıma başvurmuştur.
Oysa, sosyal gelişmenin ve yaratıcılığın en büyük etkeni olan dinler zincirinde, insanlar aslında bir tek dinin olduğunu ve her çağ ve belli zaman dilimine göre gelen dinlerin temelde aynı olup, farklı olarak sadece güncel sosyal gereklilik ve düzenlemeleri getirdiklerini bilemediler. İnsanoğlu böyle davranmasaydı, İlahi yardımın gücünü arkalarına alarak, bir organizma misali bir tek gerçek etrafında toplanıp, yıkıcılık ve sürtüşme ile zaman kaybetmeden çok önceden mutlu yaşam zirvesine ulaşmış olurdu.
İşte dinler zincirinin günümüzdeki halkasını oluşturan Bahai dini öğretilerinden, Yüce Umumi Adalet Evi Araştırma Bölümü tarafından derlenmiş olan bu eserde, artık insanlığın olgunluğa adım atacağı bu çağda İlahi yardımın Gücünden hangi frekans ve çağrı ile yararlanacağını içeren Hz.Bahaullah, Hz.Bab, Hz.Abdülbaha ve Hz.Şevki Efendi’nin gizemli ve derin anlamlı beyanlarını siz değerli Bahai okuyuculara sunmaktan mutluluk duymaktayız.
I. Hz.Bahaullah’ın yazılarından
“Ey dünya insanları! Cemalimin Güneşi batıp çadırımın seması gözlerinizden nihan olunca meyus olmayınız. İnsanlar arasında Emrimi ilerletmeye ve Kelimemi yüceltmeye kalkınız. Biz gerçekten Kadir-i Mutlakız. Beni tanımış olan, öyle bir kararlılıkla kalkıp hizmet edecektir ki, yer ile göğün orduları onu maksadından alıkoyamayacaktır.” (Hz.Bahaullah’ın Sesi, sayfa 138)
“Huzurumun celâli çekilip beyanımın denizi sükûnet bulunca mustarip olmayınız. Huzurumda bir hikmet, gıyabımda ise eşsiz ve bilici Tanrı’dan başka kimsenin bilmediği bir hikmet vardır. Emin olunuz ki, Biz size Ebha Melekûtumuzdan bakacak ve Emrimizin zaferi için ayaklananlara Mele-i Âlâ askerleri ve Tanrı tahtına yakın duran meleklerin bir alayı ile yardım edeceğiz.” (Hz.Bahaullah’ın Sesi, sayfa 138)
“Siz Tanrı’yı Kendi iradesini yerine getirmekten alıkoyacağınızı, hükmünü icradan menedeceğinizi veya Saltanatını sürmeye engel olacağınızı mı sanıyorsunuz? Yerde ve göklerde bulunan herhangi bir şeyin O’nun Emrine karşı duracağına mı inanıyorsunuz? Ezeli Hakikate yemin olsun ki hayır! Varlık aleminde hiçbir şey O’nu amacına ulaşmaktan alıkoyamaz...” “Şunu da bil ki, Kendi emriyle yerde gökte olan her şeyi yaratan O’dur. Şu halde yaratılan Yaratana hiç üstün olabilir mi?...” (Hz.Bahaullah’ın Sesi, sayfa 279)
“Hakka yemin olsun ki, bu Günde her kim ağzını açıp Rabb’ının ismini anarsa, ilâhi ilham orduları bilici ve hikmetli İsmimin semasından onun üzerine iniverir. Keza her birinin elinde nuranî bir kadeh olduğu halde Mele-i Âlâ da onun üzerine iner. Nurlular Nurlusu ve Güçlüler Güçlüsünün fermanıyla Emir Melekûtundan işte böyle takdir buyuruldu.” (Hz.Bahaullah’ın Sesi, sayfa 333)
“Emrimizi yaymak maksadıyla ülkelerini terketmiş olanlar Ruh’ul Emin’in teyidiyle müeyyid olacaklardır. Onlara, Muktedir ve Hakimin emriyle, seçkin meleklerimizden bir bölük refakat edecektir. Ne mutlu Hakka hizmet şerefiyle müşerref olan kimseye.” (Hz.Bahaullah’ın Sesi, sayfa 333)
“Bugün İsimlerin Rabbı ve yaratılmışların Sultanı olan Tanrı’nın irade buyurduklarına yapışıp, halk arasındaki muteber şeyleri bir tarafa iten kimseye ne mutlu. İsm-i Azam’ın kudretiyle ebediyet edilmiştir ki, dünyanın bütün güçleri O’na karşı duramaz. Buna en yüce makamdan nida eden Ana Kitap tanıklık eder.” (Tecelliyat levhi’nden)
“Ben Mazlumun kaleminden insanlığa verilmiş olan en sevinçli ve en büyük haber budur. Ey dostlar, bu korku neden ve bu ürküntü kimden? Bu sapık neslin yoğrulduğu sert çamuru bözmeğe biraz nem yettiği gibi, sizin de sadece bir araya toplanmanız, bu değersiz ve şaşkın insanların gücünü dağıtmaya yetecektir.” (Dünya Levhi’nden)
“Güç ve cesaretin kaynağı, Tanrı alemlerinde ilerlemek ve O’nun sevgisinde sebat etmektir.” (Asl-ı Kull-u Hayr Levhi’nden)
“O gerçekten Kendi Emrine hizmet eden herkese yardım edecek ve kendisini anan hiçbir kimseyi unutmayacaktır. Buna şanı yüce Cebbar Tanrı’nın merhamet nurunu saçan bu Levih tanıklık eder.” (İlahi Adaletin Doğuşu, sayfa 64)
“Ağzımızdan çıkan her bir harf, öylesine diriltici bir güçle mücehhezdir ki, azameti Tanrı’dan başka herkese meçhul yeni bir varlık vücuda getirecektir. O gerçekten her şeyi bilendir.” (İlahi Adaletin Doğuşu, sayfa 67-68)
“Biz dilersek, göz açıp kapayıncaya kadar, bir toz zerresini hayâl edilemez parlaklıkta muazzam güneşlere çevirir, bir çiy damlasını sayısız ve engin okyanuslara dönüştürecek sebepler kılar ve her bir harfin içine geçmiş ve geleceğin ilmini açıklayan bir kudret ilham ederiz. Bu bizim arzu ve irademiz dahilindedir.” (İlahi Adaletin Doğuşu, sayfa 67-68)
“Biz öyle bir kudrete sahibiz ki, açıklanacak olsa en öldürücü zehirleri bile hakiki bir iksire dönüştürür.” (İlahi Adaletin Doğuşu, sayfa 67-68)
“Söyle: Ey Baha Ehli, dikkat ediniz ki dünyanın hükümdarları sizi korkutmasın, yerin zorbaları sizi sindirmesin. Tanrı’ya güveniniz ve işlerinizi O’na havale ediniz. O gerçekten sizi hakikat kuvvetiyle muzaffer kılacaktır. Sınırsız kudretin dizginlerini elinde tutan ve dilediğini yapmaya kadir olan gerçekten O’dur.” (İlahi Adaletin Doğuşu, sayfa 69)
“Tanrı’ya and olsun ki, bir kimse tek başına Baha’nın ismi ile kalkar ve O’nun sevgisi kuşağını kuşanırsa, yerin ve göğün kuvvetleri ona karşı dizilseler de, Güçlüler Güçlüsü Tanrı onu başarılı kılacaktır.” (Hz.Bahaullah’ın Dünya Düzeni, sayfa 106)
“O’ndan başka Tanrı olmayan Tanrı’ya and olsun ki, Emrimizin zaferi için kalkacak olan kimseyi on binlerce düşman ona karşı birleşmiş olsa dahi Tanrı muzaffer kılacaktır ve eğer onun Bana olan sevgisi giderek güç kazanabilirse, Tanrı onu tüm yer ve gök kuvvetlerine karşı üstün tutacaktır. Biz kuvvet ruhunu her yere işte böylece üflemiş olduk.” (Hz.Bahaullah’ın Dünya Düzeni, sayfa 106)
II. Hz.Bab’ın söz ve yazılarından
“Tanrı’dan başka bağlılıklardan kendini kurtararak O’ndan başka her şeyden vazgeç ve kendini Tanrı’ya vererek bu duayı oku: Söyle: Her şeye yeterli olan yalnız ve yalnız Tanrı’dır. Yerde ve göklerde ve yer ile gök arasında bulunan herhngi bir şey değil, fakat senin Rabb’ın olan Tanrı yeterlidir. O gerçekten kendi zatında Bilicidir, Koruyucudur ve sonsuz Güç sahibidir.”
“Tanrı’nın her şeye yeten gücünü boş bir hayal sanma. O her zuhurdaki Tanrı Mazharı için özlemini çektiğin gerçek imandır. Yaratık alemindeki hiçbir şey sana onsuz yetmezken, böylesine bir iman yeryüzünde bulunan her şeye fazlasıyla yeter. Eğer sen inanmışlardan değilsen, ilâhi hakikat ağacı seni yokluğa mahkûm edecektir. Fakat inanmışlardan isen, hiçbir şeye malik olmasan da, imanın sana yeryüzünde bulunan her şeyden fazla yeterli olacaktır.”
(Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 123)
“Söyle, bu Emrin herhangi bir mensubu, Tanrı’nın izniyle, yerde ve gökte ve yer ile gök arasında bulunanların hepsine üstün gelecektir. Bu gerçek imandır ve doğruluğuna şüphe yoktur. O halde kederlenip korkmayınız.”
“Söyle, Tanrı Kitabında açıklandığı üzere, ilâhi hakikat yolcularından her bir kişinin yüz kişiye ve her yüz inanmışın bin imansıza karşı üstünlüğünü ve bin kişilik bir müminler ordusunun da tüm dünya insanlarına hakimiyetini kesinlikle temin etmeyi, dilediğini yapan ve dilediği gibi hükmeden Tanrı kendi uhdesine almıştır. O gerçekten her şeye gücü yetendir.”
“Söyle, Tanrı kudreti, O’nun birliğine inanıp O’ndan başka Tanrı olmadığına tanıklık edenlerin kalplerinde iken, Tanrı’ya ortak koşanların kalpleri güçsüz ve dünya hayatından mahrumdur. Onlar kesinlikle ölüdürler.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 153)
“Baha Güneşi ezeliyet ufkundan büyük bir parlayışla parladığı zaman, O’nun Tahtı önüne gelmek herkesin vazgeçilmez ödevidir...”
“Hepiniz bu muhteşem ve yüce makama ermek ve O’nun huzurunu aramak için yaratılmış bulunuyorsunuz. O gerçekten size faydalı olacak şeyleri bağış göğünden indirecek ve O’nun lütfedeceği her şey sizin insanlarla olan ilgi ve münasebetlerinize olanak sağlayacaktır. O gerçekten dilemiş olsa, katından bir tek kelime ile bütün yaratıkları yeniden diriltir. O gerçekten bütün bunların çok üzerinde Güçlüdür, Kuvvetlidir, her şeye gücü yetendir.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 164-166)
“Mülkün kaynağını elinde tutan Tanrı Mukaddes olsun. O, her ne dilerse ‘Ol’ emriyle hemen yaratır. Bu otorite gücü bundan önce O’na ait olduğu gibi bundan sonra da O’na ait kalacaktır. O, kendi iradesi kudretiyle dilediği herhangi bir kimseyi muzaffer kılar. O, gerçekten Güçlüler Güçlüsüdür, Kuvvetlidir. Yer ve Gök padişahlıkları ile onlar arasında bulunan şeylerin şan ve ihtişamı O’na aittir. O, hakikaten güçlüdür, ihtişamlıdır. O ezelden beri zeval bulmaz gücün kaynağı olmuş ve ebediyete kadar da öyle kalacaktır. O, gerçekten güç ve kuvvet sahibi Tanrı’dır. Yer ve gök padişahlıkları ve onlar arasında bulunan her şey Tanrı’nındır ve O, her şeye gücü yetendir. Yer ve gök hazineleriyle arasındaki her şey Tanrı’nındır ve O’nun koruyuculuğu her şeyi kaplamıştır. Yer ile göğün ve aralarında bulunan her şeyin yaratıcı O’dur ve O, gerçekten her şeye tanıktır. O, yerde ve göklerde oturanlarla onlar arasında bulunan her şeyin hesabını görendir ve O, gerçekten çabuk hesap görür. O, yerde ve göklerde ve onlar arasında bulunan her şey için bir ölçü takdir buyurmuştur. O, gerçekten Üstün koruyucudur. Yer ile göğün ve arasında bulunan her şeyin anahtarlarını elinde tutan da O’dur, Kendi keyfi iradesiyle bağışını saçan yine O’dur. Şüphesiz ki, O’nun nuru her şeyi sarmıştır ve O, Biliciler Bilicisidir.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 171)
“Ey şanı yüce Tanrı, yer ile göklerin ve onlar arasında bulunanların Yaratıcısı sensin. Sen mukaddes, hikmetli, Güçlü ve dilediğini yapansın. Ey adı ulu olan Allah, Sana ve alâmetlerine inanmış olanların üzerine huzurunda öyle bir yardım bağışla ki, tüm insanlığa karşı üstünlük sağlayacak duruma gelsinler.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 192)
“...Ey övülmüş olan Tanrı! Sen iradesiyle dilediği herhangi bir kimseyi, yerde ve gökte ve onların arasında bulunan her şeyin yardımıyla muzaffer kılarsın. Yenilmez güç sahibi, muhtar ve Ezeli Hakikat ancak sensin...” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 177)
“Ey Tanrı! Senden başka her şeyden vazgeçmiş olanlara yardım et ve onlara büyük bir zafer bağışla. Yerde ve gökte ve yer ile gök arasındaki her şeyi ve melekler alayını onların üzerine indir. Onlara yardım edip destek olsunlar, güçlendirsinler. Onlara başarının kapılarını açıp korusunlar ve ihtişamla donatsınlar. Onlara şeref ve övünç bağışlayıp, techiz etsinler ve harikulâde bir zaferle muzaffer kılsınlar.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 192)
“...Ey Tanrı, Kendi mümin kullarını muzaffer kılacak ordularını ortaya çıkar. Sen kendi iradesiyle cümle yaratılmışlara dilediği gibi muamele edensin. Sen gerçekten mutlak Hükümdarsın, Yaratansın, Hikmetlisin.” (Hz.Bab’ın Yazılarından Seçmeler, sayfa 211)
“...Güçsüzlük ve zayıflıklarınıza aldırmadan nazarlarınızı her şeye kadir olan Rabb’ınıza ve O’nun yenilmez kudretine çeviriniz. Geçmişte çaresiz haline rağmen İbrahim’i Nemrud’un kuvvetine karşı O muzaffer etmedi mi? Yol arkadaşı bir tek asası olan Musa’ya, Firavun ve ordusunu perişan eden olanakları veren de O değil mi? Halk nazarında fakir ve hakir olan İsa’nın, Musevilerin birleşik kuvvetlerine karşı üstünlüğünü sağlayan da O değil mi? Arabistan’ın savaşçı ve barbar kabilelerini, Resûlü Hz.Muhammed’in kutsal ve eğitici disipliniyle yücelten de yine O değil mi? O’nun ismiyle kalkınız, tüm güveninizi O’na tevdi ediniz ve nihai zaferden emin olunuz.” (Şafak Söktürenler [Nebil Tarihi], sayfa 65)
III. Hz. Abdülbaha’nın söz ve yazılarından
“Bu müminler Tanrı’nın orduları olup Doğu ile Batı’nın fatihidirler. Eğer onlardan birisi yüzünü herhangi bir tarafa çevirip halkı Tanrı’nın Melekûtuna çağıracak olursa, tüm Tanrısal teyitlerle ilahî kuvvetler onu desteklemek için yardıma koşacaklardır. O kimse, bütün kapıların açıldığını ve kuvvetli istihkâmlarla zaptedilmez kalelerin yerle bir olduğunu görecektir. O yalnız ve tek başına dünyanın ordularına saldıracak ve bütün ülkelerin ordularının sağ ve sol kanatlarını bertaraf ederek, tüm milletlerin kalabalık ordularının saflarını yaracak ve hücumlarını yer kuvvetlerinin merkezine kadar sürecektir. Rabb’ın Ordularından kastedilen mana budur.” (İlahi Plan Levihleri, sayfa 47)
“Bugün bir kimse Tanrı’nın kanun ve kaidelerine göre amel ederse, işte o kimse insanlığa ilahî bir doktor gibi hizmette bulunacak ve İsrafil’in borusu gibi bu toprak dünyasının ölülerini hayata davet edecektir. Çünkü Ebha Melekûtunun teyidi asla kesilmemiştir ve böyle faziletli bir kimse, yücelik illeri sakinlerinin şaşmayan yardımlarına dost ve aşina olmalıdır. İşte böylece küçük bir sivrisinek son derece güçlü bir kartal ve zayıf bir serçe de İzzet göklerinde uçan bir şahin olacaktır.” (Hz. Abdülbaha’nın Yazılarından Seçmeler, sayfa 23)
“Kesinlikle bil ki, Rab, Ebha Melekûtunun orduları ve yücelik illeri sakinlerinin bir alayı ile yardımına gelecektir. Onlar saldırıyı başlatacak, cehaletin ve körlüğün kuvvetlerine şiddetle hücum edeceklerdir.” (Hz. Abdülbaha’nın Yazılarından Seçmeler, sayfa 43)
“Az sayıda insan eğer tam bir safiyet ve kutsiyetle, kalpleri dünyadan arınmış, Melekûtun ve İlahî cazibe kuvvetinin iradesine uygun olarak bir ve beraber, mutluluk içerisinde sevgi ile bir araya gelirlerse, bu toplantı etkisini tüm dünyada gösterecektir. Bu topluluğun tabiatı, sözleri ve amelleri cennetin bağışlarının saçılmasına sebep olacak ve neşeyi tattıracaktır. Semavi topluluk askerleri onları koruyacak ve Ebha Cennetinin melekleri başarılı ve sürekli bir şekilde onları destekleyecektir.” (Hz. Abdülbaha’nın Yazılarından Seçmeler, sayfa 81)
“O, görünmez askerleri ile yardımınıza gelecek ve sizi İzzet göklerinin ilham orduları ile destekleyecektir. O, en yüce cennetten size kutlu kokularını gönderecek ve yücelik illeri sakinlerinin gül bahçelerinden gelen temiz nefesleri üzerinizden estirecektir. O, kalplerinize hayat ruhunu üfleyecek, sizin Kurtuluş Geminize binmenizi sağlayacak ve size açık alamet ve işaretlerini gösterecektir. Bu, gerçekten ebedi nurdur ve kimsenin inkâr edemeyeceği bir zaferdir.” (Hz. Abdülbaha’nın Yazılarından Seçmeler, sayfa 186-187)
“Emin olunuz ki, bir kimse son derece azim ve sebatla kalkar da Melekût’un Çağrısını yüceltir ve kararlılıkla Ahdin ilerlemesine çalışırsa, bu kimseye, önemsiz bir karınca olsa dahi, heybetli bir fili arenadan çekip çıkaracak bir güç ve zayıf bir böcek olsa bile, yırtıcı bir akbabanın tüylerini yolup parçalayacak bir kuvvet bahşedilecektir.” (Hz. Abdülbaha’nın Yazılarından Seçmeler, sayfa 209) |